Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Osmanlı Padişah portreleri eşleri ve Valide Sultanlar Hayme Hatun İmparatorluğu'nun kurucusu olan Osman Gazi'nin baba anne si ve Ertuğrul Gazi'nin anne sidir. Hayme Hatun'un hayatı
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 4      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Osmanlı Padişah portreleri eşleri ve Valide Sultanlar

    Sponsorlu Bağlantılar




    Osmanlı Padişah portreleri eşleri ve Valide Sultanlar


    Hayme Hatun

    İmparatorluğu'nun kurucusu olan Osman Gazi'nin babaannesi ve Ertuğrul Gazi'nin annesidir.
    Hayme Hatun'un hayatı yarı mitsel olarak sisler içinde kalsa da bazı nesnel veriler bize onun hakkında ipuçları vermektedir. Hayme Ana'nın eşi, Kayı Boyunun beyi Gündüz Alp'tir. Gündüz Alp bir efsaneye göre Fırat'ı geçerken, bir efsaneye göre ise savaş sırasında ölmüştür. Bunun üzerine, eşi Hayme Hatun boyun başına geçerek kendilerine beylik arazisi olarak verilen Domaniç'e tüm boyu götürmüştür. Burada yazlık olarak Domaniç, kışlık olaraksa Çarşamba'ya yerleşilmiştir. Hayme Ana ve Gündüz Alp'in dört oğlu vardı: Sungur Tekin, Gündoğdu, Ertuğrul ve Dündar.

    Hayme Ana'nın 4 Eylül'de kışlağa dönüşte öldüğü rivayet edilir. O tarihten beri burada Hayme Ana kutlamaları yörükler tarafından (özellikle Karakeçeli yörüklerince)devam ettirilmektedir. Kendisi öldüğünde Yuvasını kurduğu yere defnedilmiştir. Bugün görülmekte olan türbe II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.

    Osmanlı padişahlarının Müslüman olmayan cariyelerle evlenmeleri geleneği henüz başlamadığı için Hayme Hatun'un Türk olduğu kesindir. Günümüzde Hayme Hatun'un türbesi ve Hayme Ana heykeli Kütahya'nın Domaniç ilçesinde görülecek en önemli yerlerden biridir. Ayrıca Ankara'nın Haymana ilçesi Hayme Ana'nın adından gelmektedir.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. I. Ahmed ve Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan'ın oğlu olan padişah hangisidir
  3. I. İbrahim ve Sâliha Dil-Âşûb Valide Sultan'ın oğlu olan padişah hangisidir
  4. II. Mustafa ve Şeh-Süvar Valide Sultân'ın oğlu olan padişah hangisidir
  5. Osmanlı Padişah portreleri resimleri
  6. Osmanlı Padişah portreleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Malhun Hatun

    Malhun Hatun, Mal Hatun, Mala Hatun, Mâl Hatun ya da Bala Hatun, ikinci Osmanlı padişahı Orhan Gazi'nin annesi ve Osman Gazi'in eşidir.

    Osmanlı kurucusu Osman Bey'in eşidir, Osmanlı'nın manevi kurucusu Şeyh Edebali'nin de kızı olduğu söylenir, ancak çoğu kaynakda da belirtildiği gibi Anadolu Türk Beyi olan Ömer Bey'in kızı olduğu tarihçiler tarafından kesin olarak belirtilmiştir. Osmanlı Devleti'nin ikinci padişahı olan Orhan Bey'in annesidir. Kendi adına yapılmış, daha çok ev ortamına benzeyen türbesi bulunur.

    Osman Gazi'nin bir diğer eşi de bir Anadolu din adamı olan Şeyh Edebali'nin kızı Rabia Bala Hatun'du. Her ne kadar Osmanlı efsanelerinde Orhan Gazi'nin annesinin Şeyh Edebali'nin kızı olduğu resmi vesikalarda ortaya çıkarılmıştır.

    Osmanlı padişahlarının doğma büyüme yabancı kadınları sarayda müslümanlaştırarak kendilerine eş yapma geleneği o dönemde olmadığı için Malhun Hatun'un tamamen Türk olduğu kesindir.




  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. HOROFİRA (Nilüfer Hatun)

    Nilüfer Hatun, Orhan Bey'in karısı ve Yarhisar tekfurunun kızıdır. Bilecik tekfuru ile nişanlandı. Tekfur, Osman Gazi'yi, öldürtmek amacı ile kızının düğününe çağırdı. Bunu öğrenen Osman Gazi, Bilecik'i ele geçirdi. Kaldırak derede düğün alayını basarak Nilüfer Hatun'u esir etti ve oğlu Orhan Bey'le evlendirdi. Bu evlilikten Sultan Murad ile Süleyman Şah dünyaya geldi. Nilüfer Hatun, Nilüfer Çayı üzerinde bir köprü, Bursa'da kaplıca kapısında büyük tekke ve Darül Darp mahallesinde büyük bir mescit yaptırdı.


  11. Gülçiçek Hatun


    Gülçiçek Hatun, I. Murat 'ın eşi , Yıldırım Bayezid'in annesidir. Aslen Rum olan Gülçiçek Hatun'un türbesi Bursa'da bulunmaktadır.

    Bursa, Altıparmak semtinde, Sarıklı Değirmen Sokağı’nda bulunan türbe, Sultan I.Murad’ın (Hüdavendigâr) eşi, Yıldırım Beyazıd’ın annesi Gülçiçek Hatun’a aittir. Padişah anaları arasında kendi adına türbesi olan ilk kadındır.


    Gülçiçek Hatun Türbesi Mermer söveli bir revaktan içerisine girilen türbe 6.00x6.00 m. ölçüsünde kare planlıdır. Üzerini oldukça yüksek, sekizgen kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra köfeki taş dizisi ile örülmüştür. Türbenin her cephesinde ikişer tane olmak üzere toplam sekiz penceresi bulunmaktadır. Pencere aralarına da tuğladan kurs motifleri yerleştirilmiştir.

    Gülçiçek Hatun’un sandukasından başka türbede kime ait olduğu bilinmeyen üç sanduka daha bulunmaktadır. Türbe en son 1958 yılında onarılmıştır.


  12. Devlet Hatun


    Devlet Hatun, (ölümü 1411) Osmanlı padişahı I. Mehmet'in annesi ve Yıldırım Bayezid'in eşi.

    Germiyanoğulları hükümdarı Şah Çelebi'nin kızı, II. Yakup Bey'in kız kardeşidir.

    Kütahya civarında hüküm sürmüş Germiyanoğulları Beyliği hükümdarı ve kurucusu Yakup bin Ali Şirin 1341 yılında ölmesinden sonra yerine oğlu Mehmet Bey, onun da ölümünden sonra 1361'de büyük oğlu Süleymanşah (Şah Çelebi) hükümdar oldu. Osmanlılar'la ilk ilişkiler Şah Çelebi zamanında kuruldu. Şah Çelebi, Karamanoğulları'nın istilasından korkarak Osmanlılar'la uyuşmuş, kızı Devlet Hatun'u I. Murad'ın oğlu Yıldırım Bayezid'e vermiş, çeyiz olarak da Kütahya ile beraber Simav, Emet, Tavşanlı kazalarını Osmanlılar'a bırakmıştı.

    Devlet Hatun, Fetret Devrinde öldü. Oğlunun padişahlığını göremedi. Cenazesi Bursa'da yapılan Devlet Hatun Türbesine gömüldü.



  13. Hüma Hatun

    Hatice Alime Hüma Hatun, Kastamonu'nun Devrekani ilçesinin Çayırcık Mahallesi'nde doğmuştur.Fatih Sultan Mehmed'in annesidir. Hakkındaki bilgiler çok sınırlıdır. Yalnızca bir vakfiyede Hatun binti Abdullah, "Abdullah kızı" olarak geçer. Abdullah o dönemde din değiştirerek Müslüman olanlara verilen bir addı. Tarihçi Babinger ve yazar Lord Kinross'a göre gayrimüslim bir köledir. Yine Babinger'e göre ölümünden sonra Acem efsanelerindeki cennetkuşu hümadan esinlenilerek Hüma Hatun olarak adlandırılmıştır.



  14. 1.Gülbahar Hatun II.Bayezıd'ın annesi,II.Mehmed'in eşidir.Uyruğu Türk'tür.Kaç yıl Valide Sultanlık yaptığı bilinmemektedir.

    2.Gülbahar Hatun I.Selim'in annesi,II.Bayezıd'ın eşidir.Asıl adı "Ayşe" olduğu ve Türk uyruklu olduğu sanılmaktadır.

    1—GÜLBAHAR HATUN (HATUNİYE) CAMİSİ:



    Kendi adı ile anılan mahallede Atapark ın güneyinde yer alan bu cami Yavuz Sultan Selim zamanında annesi Gülbahar Hatun adına 1514 yılında yapılmıştır.Ataparkı ile Zağnos Paşa burcunun güneyindedir.Camiyi Medrese ,imaret,Mektep,Darül Kura ve Türbe ile bir Külliye oluşturmaktaydı.Zamanla diğerleri yıkılarak sadece doğusundaki Türbe ayakta kalmıştır.

    Cami kare harim üzerinde tek kubbe ,yanlarda camiye dahil olmuş bulunan birer kubbeli tabhane, beş kubbeli son cemaat yeri ile kuzey-batı köşesindeki minareden oluşmaktadır.Kesme taşlardan yapılan camiye kuzey cephesindeki ana giriş kapısından girilmektedir.ayrıca yanlardaki zaviyelerede düz altlıklı sivri sağır kemerli birer kapı açılmaktadır.

    Son cemaat yeri altı mermer sütun üzerine beş kubbeli olup orta kubbe köşelikleri mukarnaslıdır.Başlıklar baklavalıdır.Son cemaat duvarına harimden iki alt ve bir üst pencere açılmaktadır.Cümle kapısı sivri kemerli bir niş içinde basık kemerlidir.Bu kapının üzerinde 1883-1884 yıllarında yapılan onarıma dair bir ayet kitabe yer almaktadır.Bugün son cemaat yeri üç taraftan bir saçakla çevrilidir.

    Harimi örten kubbe köşeliklidir.Dışardan on iki kenarlı bir kasnağa oturur.Rumi taçlı bir mihrap ve mermerden sade bir minberi vardır.Camiin minaresi,bir kenarı ile yan duvara yapışık sekiz kenarlı bir kaide sade papuç,iki sıra siyah ve bir sıra beyaz taşlarla örülen gövdeye sahiptir.Minarenin şerefesi üç sıra ve iri bademli ve sarkmalıdır,korkuluk ise altı köşe kabartmalıdır.

    Trabzon un en güzel eserlerinden olan Gülbahar Hatun Camisinin önünde mermer bir çeşme,kubbeli türbede ise II.Bayezid in eşi,Yavuz Sultan Selim in annesi Gülbahar Hatun un sandukası bulunmaktadır.

    GÜLBAHAR HATUN TÜRBESİ:

    Ataparkın güneyinde Gülbahar Hatun camiinin doğusunda yer alan bu türbe Yavuz Sultan Selim tarafından annesi Gülbahar Hatun (Ayşe Hatun) için 1505 yılında yaptırılmıştır.

    Sekizgen bir plan üzerine ,düzgün kesme taşlarla örülen türbe ,sivri kubbeyle örtülüdür.Türbenin örtüsü iki kademeli olup sekizgen bir kasnağa oturmaktadır.Kubbe kurşunla kaplıdır.

    Türbenin kapısı kuzey cephesinde olup diğer cephelerde üzerinde yalancı sivri kemerler bulunan birer pencere yer alır.Ayrıca saçak altlarında bazı cephelerde şemse ve dikdörtgen şekillerinde geometrik motiflerle bezeli kabartma süslemeler bulunmaktadır.

    Türbenin kuzey cephesindeki giriş kapısı üzerinde 145x70 cm boyutlarında alt ortası kapı kemeriyle şekillenen güzel bir sülüsle mermer üzerine yazılı kitabesi yer almaktadır.Kitabe üç beyitten oluşan manzum Farsça bir kıtadır.





  15. Ayşe Hafsa Sultan

    1479- 19 Mart 1534, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi ve Valide Sultan.

    Ayşe Hafsa Sultan Kanuni Sultan Süleyman 1520 yılında tahta çıkınca Valide Sultan oldu. Bu sıfat ile anılmış ilk padişah annesidir. 14 yıl Valide Sultan kaldı. Her ne kadar Valide Sultanlık döneminin sonları Kanuni'nin çok etki sahibi eşi Hürrem Sultan'ın zamanına denk gelmişse de Kanuni'nin annesine sık sık danıştığı ve fikirlerine büyük önem verdiği bilinmektedir.

    Yavuz Sultan Selim, ünlü,

    Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan,
    Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek,
    mısralarını Hafsa Sultan için yazmıştır.

    Manisa'da 1522 yılında tamamlanan bimaristanı ile ünlü külliyesinin yanısıra, gelirlerini bu külliyeye vakfettiği Urla'da bir mescid yaptırdı. Marmaris'teki Osmanlı kervansarayı da, kitabesi 1545 tarihini taşımakla birlikte, Hafsa Sultan'ın ismi ile anılmaktadır.

    19 Mart 1534 tarihinde oğlunun saltanatı sırasında öldü. İstanbul'daki Sultan Selim Camii'ndeki türbeye gömüldü.

    Ayşe Safta Sultan'ın Kökeni
    Manisa'da Ayşe Hafsa Sultan tarafından inşa ettirilmiş külliyenin bir parçası olan ve özellikle psikiyatrik tedavide ün salmış DarüşşifaAyşe Hafsa Sultan'ın kökeni hakkında çeşitli kaynaklarda iki değişik teori yer almaktadır. Bunlardan birincisine göre Ayşe Hafsa Sultan'ın Kırım hanı Mengli Giray'ın kızı olduğu öne sürülmüştür. Gerçekten de Yavuz Sultan Selim'in eşlerinden birinin Mengli Giray'ın kızı olduğu kesin olarak bilinmektedir. Ancak ikinci bir teoriye göre Kanuni Sultan Süleyman Mengli Giray'ın kızından değil de, Yavuz Sultan Selim'in başka bir eşi olan Avrupa kökenli bir cariyeden dünyaya gelmiştir.

    Ayşe Hafsa Sultan, kendisinden yüz yıl kadar önce yaşamış, Aydınoğlu Beyliği'nin son beyi Aydınoğlu İsa Bey'in kızı ve Yıldırım Beyazıd'ın eşi olan Hafsa Hatun ile karıştırılmamalıdır. Edirne, Havsa kasabası, isminin bu son şeklini, Hafsa Hatun'un orada yaşamış olmasından dolayı almıştır.




  16. Hürrem Sultan, (1506 - 1558) Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi ve Osmanlı tarihinde önemli roller oynamış bir sultandır. Bir Osmanlı padişahıyla nikahla evlenmiş tek kadın olarak bilinir. Ukrayna'da oturan Polonyalı Ortodoks bir ailede doğan Hürrem Sultan'ın asıl adı Roxelanne'dı (Anastasiya Lisowska). Güzelliği nedeniyle küçük yaşta 1520 tarihinde bugünkü Ukrayna sınırları içinde bulunan Rohatyn şehrinden kaçırılmıştır. (Bölge 1184-1939 yılları arasında Polonya Krallığı sınırları içersinde bulunuyordu.) Daha sonra Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunulan Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Dişiliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi.

    Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni'nin cariyelerinden biri olan Mahidevran Sultan'dan Mustafa isimli bir oğlu vardı. Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa'nın Kanuni'den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan'ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan'ın önüne geçti ve Kanuni'nin güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi oldu. Bazı kaynaklar çeşitli entrikalar uygulayarak 16. yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkilediği iddia ederler. Kızı Mihrimah Sultan'ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam'la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan'ın Kanuni'yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa'nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa'da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan'ın ölmesinden sonra Hürrem Sultan'ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan'a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa'nın türbesini yaptırttı.

    Haseki Hürrem Sultan Hamamı

    Hürrem Sultan'ın Türbesi


    Devlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar. Tüm bunlara rağmen, eşi Kanuni Sultan Süleyman'dan önce 52 yaşındayken öldü ve oğlu II. Selim'in tahta çıkışını göremedi.Cenazesi İstanbul'da Süleymaniye Camii haziresindeki Hürrem Sultan Türbesi'ne gömüldü.




  17. Nurbanu Sultan

    (asıl adı: Cecilia Venier-Baffo, 1525 - 6 Aralık 1583), Venedik Cumhuriyeti'nin Doge'si Sebastiano Venier'in yeğeni ve Osmanlı padişahı II. Selim'in eşi ve III. Murat'ın annesi, ilk defa Valide Sultan unvanını alan kişi.


    1520lerde henüz 10 yaşlarında bile değilken Osmanlı korsanları tarafından kaçırılmış ve İstanbul'da dönemin en ünlü ticaret merkezi olan Peradaki köle tacirlerinden birine satılmıştı. Tam adı ve kaçırıldığı ülke kesin olarak bilinmemekle birlikte Osmanlı kaynaklarında Yahudi bir ailenin çocuğu olduğundan bahsedilirken bazı tarihçiler onun Venedikli olduğunu iddia ederler.

    Onlu yaşların başındaki bu küçük kız bir saray görevlisi tarafından hizmetli yetiştirmek maksadıyla satın alınır. Henüz çok küçük yaşta kendisini sarayda bulan kız saraydaki diğer hizmetçiler gibi eğitimden geçirilir. Bu eğitimlerden biri sırasında dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Haseki Hürrem Sultan'ın dikkatini çeker. Bu zayıf çelimsiz kız zekasıyla Hürrem'i çok etkiler ve Hürrem Sultan tarafından Manisa sancağına eğitime yollanır. Birkaç yıl sonra Hürrem Manisa sancağını ziyareti sırasında sarayın bahçesinde gezerken uzun boylu hafif balık etli ve mükemmel gözlere sahip bir kız görür kızın güzelliği hürremi o kadar etkiler ki Haseki Sultan uzun süre kendine gelemez hemen yanına çağırdığı kızın uzun yıllar önce İstanbul'dan yolladığı o kız olduğunu öğrenince çok sevinir. O andan itibaren Hürrem Sultan'ın aklında tek bir düşünce vardır bu kız mutlaka oğullarından biriyle evlenmelidir. Hürrem kızın geleceğinden o kadar emindir ki onun adını "Nurbanu" koyar yani tanrının ışığını saçan kraliçe.

    Hürrem'in dediği olur Nurbanu Hürremin oğlu Şehzade Selim ile evlenir. Fakat Selim Nurbanu'yu ilk defa evlendikleri gün görmesine karşın ona büyük bir aşkla bağlanır. Selim'in Nurbanu için yazdığı şiirler divan edebiyatının en güzel eserleri arasında gösterilir. Selim'in nurbanu için dediği gibi 'önümden geçip giderken ayağının bastığı yerler bir gül bahçesine dönüşüyor ve sana seslendiğimde bana baktığın zaman sanki zaman duruyor'. Bunu takip eden yıllarda olmayacak olur ve Selim'in tüm kardeşlerinin ölmesiyle Selim önce Kanuni'nin varisi sonra da Osmanlı imparatoru olur, Nurbanu da bir kraliçe. Sarı Selim'in hayatına ilerleyen yıllarda pek çok kadın girse de hiçbiri Nurbanu'nun Selim üzerindeki etkisini kıramaz. Selim ve Nurbanu'nun oğlu Murat, Selim'in ölümüyle Osmanlı padişahı olur ve Nurbanu hayatına valide sultan olarak devam ederken Hürrem'den sonra uzun yıllar Osmanlı imparatorluğunu kapı arkasından yönetir. Yaşlılığında oğlunun karısı Safiye Sultan ile haremde girdiği hakimiyet mücadelesiyle adından söz ettirir. Safiye Sultan'ın dediği gibi 'Nurbanu'yu ilk defa kırklı yaşlarının ortasında görmüştüm ama ilerlemiş yaşına rağmen benim o ana ve bugüne kadar gördüğüm en güzel kadındı'.

    Nurbanu Sultan 6 Aralık 1583 tarihinde oğlunun saltanatı sırasında öldü. Cenazesi İstanbul Ayasofya Camii'nde II. Selim Türbesine gömüldü.


    Nurbanu Sultan'in 1587 yılındaki cenaze törenini tasvir eden bir minyatür (Lokman'ın Şahinşahname eserinden alınmıştır)

    Sultan 3. Murad’ın annesi Nurbanu Valide Sultan tarafından 1575-1583 yıllarında yaptırılan Atik Valide Külliyesi, Üsküdar’daki Valide-i Atik Mahallesinde yer alan yapılar topluluğu.



  18. Safiye Sultan

    (asıl adı: Sofia Baffo, d. 1550 - ö. 10 Kasım 1605) Osmanlı padişahı III. Mehmet'in annesi, Valide Sultan ve III. Murat'ın eşidir.

    Safiye Sultan Osmanlı Devleti'nin en parlak döneminde Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın torunu, İkinci Selim ile Nurbanu Sultan'nun oğlu veliaht Murat ile yaşadığı fırtınalı aşk ile adını duyurmuş bir cariyeydi.

    Safiye sultan asıl adıyla Sofia Baffo 1550'de Venedik'te dünyaya geldi. Çok zengin bir ailenin tek çocuğu( Babası bir Vali idi) olan Sofia dönemine göre oldukça iyi koşullarda bir eğitim aldı. Henüz 14 yaşındayken Akdeniz'de gemiyle yapılan bir seyahat sırasında Osmanlı korsanları tarafından kaçırıldı. Bir yıl sonra ise kendisini İstanbul'da bir köle pazarında bulan genç Sofia'nın güzelliği Osmanlı imparatoru Sarı Selim'in karısı ve Veliaht III. Murat'ın annesi Nurbanu Sultan'ın kulağına kadar geldi. Manisa sancağındaki genç veliaht Murat'ın kendisini afyon ve esrara vermiş devlet meselelerinden uzak pasif karakteri annesi Nurbanu'yu düşündürmekteydi. Nurbanu Sofia'yı görür görmez onun oğlu için aradığı kız olduğuna karar verdi ve bir servet ödeyerek kızı satın aldı. 2 yıl süreyle haremde eğitim gören Sofiya'nın adı Safiye olarak değiştirildi. 17 yaşında III. Murat'a sunulan Safiye, beline kadar uzanan sarı saçları iri gözleri ve uzun boyuyla, beyaz teni ve yürüyüşüyle Murat'ı kendisine aşık etti. Hemen ardından Osmanlı tahtının gelecekteki imparatoru III. Mehmet'i doğurarak saraydaki yerini sağlamlaştırdı. Sakindi ama gizliden Nurbanu'ya karşı planlar da kuruyordu. Güç, onun istediği tek şeydi ve ona aşık olan Murad bunu ona en iyi sağlayacak kişiydi.

    III. Murat tahta geçince baş kadın oldu. Büyüleyici güzelliği yanında parlak zekası sayesinde büyük bir nüfuz sahibi oldu. Özellikle kayınvalidesi Nurbanu Sultan'ın ölümünden sonra Osmanlı devletini kapı arkasından yönetti ve istediği her kararı aldırttı. Kayınvalidesinin Venedik yanlısı siyasetini devam ettirdi. İngiltere kraliçesi I. Elizabeth dahil birçok yabancı liderlerle haberleşti. Kocası öldüğünde oğlu III. Mehmet Valisi olduğu Manisa'dan İstanbul'a gelene kadar kocasının ölümünü gizli tuttu. 1599 yılında Kraliçe I. Elizabeth'in Safiye Sultan'a bir süslü bir at arabası ve oğlu III. Mehmet'e de bir org hediye ettiği bilinmektedir. Oğlu III. Mehmet ölünce torunu I. Ahmet onu eski saraya gönderdi. 2 yıl sonra 1605 yılında öldü. Cenazesi İstanbul Ayasofya Camiinde III. Murat Türbesine gömüldü.

    Safiye Sultan Hakkında Yazılan Romanlar
    Amerikalı romancı Ann Chamberlin Safiye Sultan'ı konu alan bir dizi roman yayınladı. Bu romanlar Türkçeye çevrildi ve büyük ilgi gördü. Tarihsel gerçekçiliği az olan bu romanlar Osmanlı harem hayatıyla ilgili bilgilerimizin az olmasına karşılık halkın bu konudaki ilgisinin yüksek olduğunu göstermektedir.

    Chamberlin, Ann, Safiye Sultan: Hadım Edilmiş Bir Aşk
    Chamberlin, Ann, Safiye Sultan: Ya İpek Urgan, Ya Gümüş Hançer



  19. Handan Sultan (1576-26 Kasım 1605 Osmanlı padişahı I. Ahmet'in annesi, Valide Sultan ve III. Mehmet'in eşidir.
    Handan Sultan 1576 yılında doğdu. Rum asıllıdır ve doğduğu zamanki ismi Helen'dir. 1603 yılında oğlu I. Ahmet 13 yaşında tahta çıkarılınca Valide Sultan oldu. 2 yıl boyunca oğlu adına bizzat Osmanlı Devletini yönetti. Kendisine Devletlu İsmetlu Handan Valide Sultan Aliyyetü'ş-şân Hazretleri olarak hitap edilirdi. Handan Sultan oğlunun çocuk yaşta tahta çıkmış olması bakımından çok güçlü bir konuma sahip olmasına rağmen hiçbir zaman kayınvalidesi Safiye Sultan veya gelini Kösem Sultan kadar güçlü olmadı. Handan Sultan'ın oğlu tahta geçtiğinde Safiye Sultan hala hayattaydı. Leslie Pierce'e göre Handan Sultan oğlu adına bizzat devleti yönetmesine rağmen ancak 1000 akçe maaş almaktayken, aynı dönemde babaanne Safiye Sultan 3000 akçe maaş alıyordu. Bu güçsüzlüğün birkaç nedeni vardı: Handan Sultan'ın eşi olan III. Mehmet hiçbir cariyesini haseki (padişahın gözdesi) düzeyine yükseltmemişti. III. Mehmet'in padişahlığı döneminde hep Safiye Sultan'ın sözü geçmişti. Ayrıca I. Ahmet çocuk yaşta tahta geçmesine rağmen babası gibi annesinin etkisi altında kalmadığını kanıtlamak konusunda çok titizdi. Kuvvetli bir kişiliği vardı. Annesinin sözünü her zaman dinlemezdi.
    Handan Sultan oğlunun saltanatı sırasında fazla yaşamadı. İki yıl sonra 1605 yılında genç yaşta öldü. O yüzden de gücünü arttıracak fazla zamanı da olmadı. Aynı yıl Kösem Sultan saraya girdi ve kısa zamanda eşi I. Ahmet'in gönlünde taht kurdu. Yarım yüzyıla yakın bir süre boyunca (1605-1651) kocası, oğulları ve torununun saltanatı döneminde Osmanlı Devletine damgasını vurdu.



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri