Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

İtalya-Habeş Savaşı ve Türkiye İtalya-Habeş savaşı Türk-İtalyan münasebetlerindeki güvensizliği arttırdığı kadar , bu savaşın doğurduğu buhran içinde Türkiye’nin , barışın korunmasında , Batılılarla sıkı bir

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    İtalya-Habeş Savaşı ve Türkiye

    Sponsorlu Bağlantılar




    İtalya-Habeş Savaşı ve Türkiye

    İtalya-Habeş savaşı Türk-İtalyan münasebetlerindeki güvensizliği arttırdığı kadar, bu savaşın doğurduğu buhran içinde Türkiye’nin, barışın korunmasında, Batılılarla sıkı bir işbirliğine girme devresini de açmıştır. Özellikle Türk-İngiliz münasebetleri bu buhrandan sonra önemli bir gelişme göstermiştir.

    İtalya Habeşistan’a saldırıp da, Milletler Cemiyeti de İtalya’nın saldırganlığına ve dolayısıyla Paktın 16 ncı maddesinde öngörülen zorlama tedbirlerini uygulamaya karar verince, Milletler Cemiyetinin barışı koruma çabalarında samimi bir işbirliği gösteren Türkiye de bu zorlama tedbirlenine katıldı. Bunun üzerine İtalya, 11 Kasım 1935 de, zorlama tedbirlerine katılan bütün devletlere ve bu arada Türkiyeye de gönderdiği bir protesto notasında, bu devletlerin bu hareketlerinin sadece İtalya ile olan ticaret münasebetlerine zarar vermekle kalmayıp, zorlama tedbirleninin fonksiyonu sona erdikten sonra da, “moral ve psikolojik” alanda “en vahim sonuçlar” doğuracağını bildirdi. Yani İtalya, bu devletlerle olan siyasal münasebetlerini tehdit etmekteydi. Çünkü Mussolini 2 Ekimde verdiği bir söylevde, “askeri nitelikteki sanksiyonlara askeri nitelikteki emirlerle cevap vereceğiz. Savaşa da savaşla cevap vereceğiz” demişti.

    İtalya’nın bu sert tutumu İngiltereyi de endişeye sevketti. İngiltere Fransa ile sıkı bir işbirliği kuramamakla beraber, İtalyanın Habeşistan’a yerleşmesinin kendi İmparatorluk menfaatleri bakımından yarattığı tehlikeyi de gördüğünden, zorlama tedbirlerinde rijid hareket etmeye karar verdi. Fakat bu işte İtalya’nın karşısına tek başına çıkmaya da cesaret edemedi. Bu sebeple, İtalya 11 Kasım 1935 protestosu ile, zorlama tedbirlerine katılan devletleri tehdit edince ve bu tehdit birinci planda Akdeniz devletleri için önemli olduğundan ve Ekim ayında Fransa ile de esasen anlaşmış bulunduğundan, Aralık ayında İspanya, Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiyeye garanti verdi. Bu garantiye göre zorlama tedbirlerine katılmalarından dolayı bu devletler İtalya’nın bir tehdit ve saldırısına uğrarlarsa İngiltere kendilerinin yardımına gidecekti. İspanya bu garanti teklifini reddetti. Lakin Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiye Ocak 1936 da bu garantiyi kabul ettiler. Ayrıca, bu üç devlet de İngiltereye garanti verdi. İtalya’nın Akdeniz’de doğurduğu tehlike dolayısiyle ortaya çıkan bu karşılıklı garantiler sistemine Akdeniz Paktı adı verilmiştir. Akdeniz Paktı ile Türkiye, güvenliğinin korunması bakımından ve İtalyan tehlikesi karşısında İngiltereye bağlanmış oluyordu ki, bu yeni Türkiye’nin İngiltere ile münasebetlerinde bir dönem noktası teşkil etmiştir. Türkiye İngiltere arasındaki bu yakınlaşma, 1939 da bir ittifaka varacaktır.

    İtalya-Habeş savaşı sona erdikten ve zorlama tedbirleri Milletler Cemiyeti kararı ile kaldırıldıktan sonra, Akdeniz Paktının da sona ermesi gerekirdi. Fakat İngiltere kendi garantisini mahfuz tutarak, Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiyeyi, kendisine vermiş oldukları garantilerden affetti. Bunun anlamı şuydu ki, İngiltere’nin kendisi bir saldırıya uğrarsa bu devletler yardım etmeye zorunlu olmayacak, fakat bu devletler bir saldırıya uğrarsa İngiltere bu devletlere yardım edecekti. İngiltere’nin bu jestine, Balkan Antantının bu üç Akdeniz üyesi, aynı şövalyece jest ile cevap verip, kendi tek taraflı garantilerini mahfuz tutup İngiltereyi taahhütlerinden affettiklerini bildirdiler.

    Mamafih, İngiltere ile Türkiye arasındaki bu, karşılıklı tek taraflı garanti durumu kısa sürdü. Çünkü İngiltere ile Türkiye arasındaki bu yakınlaşma İtalyayı sinirlendirdi. Öte yandan, İtalya da Türkiye ile münasebetlerini düzeltmek arzusunu gösterdiğinden, Türk Hükümeti İtalyayı daha fazla kızdırmamak için, 1936 Temmuzunda bu tek taraflı garanti durumuna son verdi. Fakat ne olursa olsun, Türk-İngiliz münasebetlerinde mutlu bir devir açılmıştı.

    Türk-İtalyan münasebetlerine gelince: Bu münasebetler 1937 yılında iyileşme işaretleri gösterdi. Bunda İngiltere’nin İtalya ile anlaşması da rol oynadı. İki devlet 2 Ocak 1937 de Gentlemen’s Agreement adını alan ve “Akdeniz bölgesindeki toprakların milli egemenliği bakımından statükoyu” değiştirmemeyi taahhüt eden bir anlaşma imzalamışlardı. Bu taahhüt tabiatiyle Türkiye bakımından önem ifade ediyordu. Bunun için, Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras 2 -3 Şubat’da Milano’da İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Ciano ile görüşmelerde bulundu. 3 Şubatta yayınlanan bildiride, iki devleti birbirinden ayıran hiçbir mesele bulunmadığı bi1diriliyordu. Fakat Türk-İtalyan münasebetlerindeki bu düzelme yine geçici oldu; Çünkü, İspanya iç savaşı dolayısiyle Akdenizde yapılmakta olan denizaltı korsanlığı meselesini ele almak üzere 10-11 Eylül 1937 de toplanan Nyon Konferansı’na Almanya, İtalya ve Arnavutluk katılmamış Iakin Türkiye katılarak İngiltereyi desteklemiştir. Türkiye’nin bu hareketi ise, yerini ve yönünü çizmiş olduğunu açık olarak gösteriyordu.

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. İtalya’nın Yunanistan’a Saldırması ve Türkiye
  3. Türkiye Güzeli Günseli Başar'ın, İtalya'nın Capri kentinde yapılan yarışmada Avrupa Güzeli
  4. İtalya Milli Marşı, İtalya Milli Marşı Sözleri, İtalya Ulusal Marşı, İtalya'nın Milli Marş
  5. Atatürkten Sonra Türkiye:2. Dünya Savaşı Ve Sonrası
  6. İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Tutumu
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri