Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

İstiklal Savaşı İçin Seçilen Merkezler Birinci Dünya Harbinden sonra Mustafa Kemal Paşa , Anadolu'ya gelip istiklal Savaşını teşkilatlandırmaya başladığı zaman , Anadolu'nun her bakımdan en

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    İstiklal Savaşı İçin Seçilen Merkezler

    Sponsorlu Bağlantılar




    İstiklal Savaşı İçin Seçilen Merkezler

    Birinci Dünya Harbinden sonra Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya gelip istiklal Savaşını teşkilatlandırmaya başladığı zaman, Anadolu'nun her bakımdan en emin mahalli olarak Sivas'ı görüyordu. Erzurum hazırlık kongresinden sonra 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi çalışmaya başladı. Tecavüze uğrayan ülkeyi milletçe müdafaa ve mukavemet esası kabul edildi. Bir geçici hükümet kurularak idarenin millet adına ele alınacağı tespit olundu, Misakı Millî'nin esasları kararlaştı.

    İstanbul hükümeti bu durum karşısında Mustafa Kemal Paşa ile müzakereye başvurdu. Uzun görüşmelerden sonra Mebuslar Meclisinin, mutlak emniyet içinde bulunduğu müddetçe, İstanbul'da toplanması, fakat Heyeti Temsiliye'nin Anadolu'da kalması uygun görüldü.

    Seçilen Milletvekilleri İstanbul'a giderken Eskişehir'de Mustafa Kemal ile görüşeceklerdi. Fakat kendisi sonradan bu görüşmeyi Ankara'da yapmayı uygun gördü ve Heyeti Temsiliye'nin merkezini Ankara'ya nakletti. Atatürk bu karara kendini sevk eden düşünceyi büyük Nutkunda izah ederken:

    "Cephelere ve İstanbul'a demiryolu ile bağlı ve genel durumu idare bakımından Sivas'tan farkı olmayan Ankara'ya geldik" demektedir.

    Sivas'tan ayrılıp Şarkışla, Kayseri, Kırşehir yoliyle 27 Aralık 1919 'da Ankara'ya gelip yerleştiler ve durumu idareye başladılar. Tahmin edildiği gibi Mebuslar Meclisi İstanbul'da emniyette çalışamayarak dağılması üzerine 23 Nisan 1920'de Millet Meclisinin Ankara'da toplanması, bu şehrin yeni Türkiye'nin devlet merkezi oluşuna doğru katı bir adım oldu.

    Atatürk büyük zaferden sonra Anadolu'da yaptığı bir seyahat esnasında halkın sorularını cevaplandırırken Ankara'nın başkent olmasını şu şekilde belirtmişti. Gezide beraber bulunan Siirt Mebusu Bay Mahmud'un bir yazısından aldığım bu satırları size de okursam meselenin daha da aydınlanacağını sanıyoruz.

    Bu memleketi idare etmek isteyenler memleketin içine girmelidir.

    "Devlet merkezini seçerken iki noktayı göz önünde tutmak icap eder. Biri, her nevi tecavüze karşı yerinden kıpırdamayarak kuvvet ve sükûneti muhafaza edebilecek bir yer olmalı. . Bu itibarla tabiî memleketin merkezini araştırmak lazım.. Yoksa bir geminin topundan telaşa düşecek bir yerde hükümet merkezi olamaz, ikincisi, hükümet merkezi öyle bir yerde olmalı ki, hükümet nazarını memleketin bütün muhitlerine müsavi surette atfedebilsin. Memleketin bir kenarına çekildiğimiz zaman, vatanın bizden uzak kalan yerlerini unutuveriyoruz. Biliyorsunuz ki, Anadolu bugün baştanbaşa harabe halindedir, kasaba ve şehir denilen yerleri de öyledir. Niçin böyledir? Çünkü İstanbul'u hükümet merkezi yapmışız ve kendimizi yalnız onun cazibesine kaptırmışız.

    İstanbul, en güzel bir şehrimizdir. İşgal altında bulunduğu müddet zarfında bütün Anadolu onun elemini taşıdı. Hala işgal ıstırabından kurtulamamış olan İstanbul'u, İstanbul halkını düşünüyoruz. Fakat bu muhabbetimiz, mutlaka onun hükümet merkezi olması şeklinde tecelli etmemelidir. İstanbul'un hükümet merkezi olmaması ona karşı ne sevgimizi azaltır, ne alakamızı.

    Bu memlekette çalışmak isteyenler, bu memleketi idare etmek isteyenler memleketin içine girmeli, bu milletle aynı şerait içinde yaşamalı ki ne yapmak lazım geleceğini ciddî surette hissedebilsinler. Her halde bir çok sebepler hükümet merkezinin Ankara, Kayseri, Sivas üçgeni içinde bir noktada olmasını icabettiriyor. Bu üçgenin bir ucunda bulunan Ankara, pekala devlet merkezi olabilir. Esasen hadisat da orasını merkez yapmıştır. İstanbul türlü bakımdan mevkiini, şerefini mahfuz tutacaktır. Ankara'da oturmakla beraber yine İstanbul'dan daima istifade edeceğiz.

    İstanbul, hükümet merkezi olmadıktan sonra tabii, vüsatiyle, nüfusunun çokluğiyle mütenasip idari teşkilata malik olacak. . Fakat hiç bir zaman müstesna, mümtaz bir şehir gibi hususi bir idareye malik olmayacak."

    Prof. Dr. HAMİT SADİ SELEN

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde İstiklal Marşı'nın Yazılmasına Neden İhtiyaç Duyulmuştur
  3. Kurtuluş Savaşı Sırasında Yazılan İstiklal Marşımızın Edebiyat Tarihi Açısından Önemi
  4. Kurtuluş Savaşı Sırasında Yazılan İstiklal Marşının Edebiyat Tarihi Açısından Önemi
  5. İstiklal Savaşı'nda Doğu Cephesi komutanı kimdi
  6. İstiklal Savaşı'ndan Önceki Durum
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri