Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Bürokrasi Bürokrasi Nedir? Bürokrasi Tanımı bürokrasi terimi ilk olarak 1745 yılında Vin-cent de Gournay tarafından , büroların kamu yönetiminde artan egemenliğini tanımlamak için kullanılmıştır. bürokrasi

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Bürokrasi Nedir?

    Sponsorlu Bağlantılar




    Bürokrasi Bürokrasi Nedir?
    Bürokrasi Tanımı


    bürokrasi terimi ilk olarak 1745 yılında Vin-cent de Gournay tarafından, büroların kamu yönetiminde artan egemenliğini tanımlamak için kullanılmıştır. bürokrasi, latince “burrus” ve “kratic” kelimelerinden oluşmuştur. Kın-tie/kratos üstünlük, Hakimiyet anlamında olup Bürokrasi ofisin, büronun veya makamın üstünlüğünü ifade etmek üzere kullanılmıştır. Nasıl eski Yunanistan’da “demos” halk, “de*mokrasi” iktidarın halkta olduğu siyasî yapıyı anlatıyorsa, “bürokrasi” de bürolarda çalışan*ların (bürokratların) iktidara sahip olduğu ve*ya en azından siyasal hayatta Ö nemli rol oyna*dıkları bir yönetim biçimini anlatmaktadır.

    Bürokrasi olgusunun da bu denli ö Nem ka*zanması yeni burjuvazi ve ulus devletin ort Aya çıkması ile yakından ilgilidir. Batı Avrupa’da yeni oluşan burjuvazi, feodal yapıyı yıkarak da*ha geniş bir alanda ticarî faaliyette bulunmak istiyordu. Böylece kilise, senyörlerve kral ara*sında bölünmüş otorite alanlarının tek bir merkez hiyerarşisinde bütünleşmesi, merkeze bağlı bir bürokratlar sınıfını gerektiriyor veya burjuvazinin isteklerine uygun merkezî yapı, bürokrasi sayesinde mümkün olabiliyordu. Bölünmüş Toplumsal yapı, gelişen burjuvazi*nin ticarî faaliyet ve ihtiyaçlarına cevap vere*miyordu. Gelişen burjuvazi ile birlikte eski otorite sahipleri olan senyörlerve kilise gittik*çe güç kaybederek dirençleri kırıldı. Bu geliş*me sürecinde burjuvazinin isteğine uygun güç*lü krallıklar ort aya çıktı. Geniş bir coğrafî alanda rakipsiz otoritelerini kuran krallar emirlerini yerine getirecek olan güvenilir bü*rokratik yapılr kurmaya başladılar. Ortaya çı*kan en önemli bürokratik kurum ulusal savun*ma ve iç düzenin sağlayıcısı olarak ordu kuru*mu olmuştur. Ulusal devlet bu sürekli ordula*rı ayakta tutmak ve bazı kamu hizmetlerini gerçekleştirmek için sürekli bir gelir kaynağı*na ihtiyaç duymuş, vergi sisteminde bir takım reformlara girişmiştir. Bu da meslekî bilgileri yüksek devlet personeli yetiştirilmesi ve güve*nilir örgütler kurulmasını gerektirmiştir. Geli*şen iç ve dış ticaret, aynî ekonomiden para ekonomisine geçiş sonucu rasyonel hukuk ku*ralları ihtiyacı doğmuş. Roma hukuku Avru*pa’da önem kazanmış ve akademik eğitim gör*müş hukukçular bürokraside önemli yer tut*maya başlamıştır. Ayrıca aristokrat soylu sını*fın siyasal iktidarı tekrar ele geçirme çabaları kralları kendilerine bağlı bir memurlar grubu oluşturmaya zorlamıştır. Böylece idarî görev*leri yürütebilmek amacıyla giderek artan sayı*da memur görev almıştır. Ortaya çıkan me*mur görevliler ordu su, demokratikleşmenin gelişmesiyle krala bağlılıktan ulus adına vazi*fe görmeye başlamış, teknolojik ve toplumsal değişmeyle birlikte bu görevliler için iş bölü*mü ve uzmanlaşma önem kazanmıştır.



    Bugün bürokrasi kelimesi değişik anlamlar*da kullanılmaktadır. Bu kullanımlara baktığı*mızda kelimenin, biri nesnel ve tanımlayıcı, di*ğeri duygusal ve kötüleyici olmak üzere iki an*lamda kullanıldığını görmekteyiz. Nesnel an*lamda kavram, bir örgütün programlarını ger*çekleştirmek için kullandığı insan gücü, bina*lar, yöntem ve otorite sistemini belirtmek için kullanılırken, duygusal anlamda işlerin uzama*sı, yetkisini kötüye kullanan, kendi çıkarını ön planda tutan asalak bir toplumsal sınıf, kırtasi*yecilik, sorumlu tukyüklenmcklen kaçınma an*lamında kullanılmaktadır. 1798′de yayımla*nan Fransız Akademisi Sözlüğü, 1813 tarihli Alınan Yabancı Terimler sözlüğü, Meydan Lcı-mttsse Ansiklopedisi bu Kelimeyi olumsuz an*lamda kullanmışlardır. kelime, Anlam olarak, 1- işlerin yürütülmesinde idarenin gücü ya da etkisi,



    2- Memurlar/bürokratlar topluluğu,



    3- Devlet örgütüne ya da herhangi bir idarî Ör*güte bağlı üyelerin gücü anlamlarını ihtiva et*mektedir.



    Bugün kelime sosyal bilimlerde “hiyerarşik bir yapı içinde örgütlenmiş, kişisel olmayan ge*nel kurallara ve işleyiş ilkelerine göre çalışan profesyonel görevliler grubu” olarak kabul edilmekte ve günlük kullanımlarda görülen olumsuz anlamı taşımamaktadır. Yukarıda be*lirtilen olumsuz özellikler ortaya çıktığında da bürokrasinin işleyiş özelliği olarak ele alınıp incelenmektedir.



    Bürokrasinin farklı işlevleri üzerinde de du*rulabilir. Bürokrasinin sosyal bütünleştirme iş*levi, üzerinde durulan ilk yönü olmuştur. Uzak habercisi olarak Platon’u gördüğümüz bu yön, toplumu bir filozoflar grubunun yönel*mesi ve mülkiyet sahibi olmayan bir görevliler sınıfının varlığı, bu ideal düzen ve istikrar ça*balarının ilk işareti olarak görülmektedir. Ba*tı Avrupa’daki tarihsel gelişmeyi yakından iz*leyen Hegel, bürokrasinin toplumu bütünleşti*rici fonksiyonu üzerinde düşünerek, toplum*sal Denge ve ulusal bütünleşmenin sağlanma*sında bürokrasiye önemli roller yüklemiştir. Hegel’c göre bürokrasi, sivil toplumun, ayni ti*carî sınıfın gözetemediği genel çıkarları göze*tecek; yeni rekabetçi ticarî sınıfa, yani sivil top*luma karşı rasyonelliğin temsilcisi olacak ve toplumsal çatışm ayı önleyecektir. Wittfogel de Oıiental Despotizm adlı çalışmasında bü*rokrasinin bu bütünleştirme fonksiyonu üze*rinde durmuş, Doğu toplumlarında mutlak ik*tidarın güçlü bir bürokrasi sayesinde kuruldu*ğunu, toplumsal düzen ve dengenin bu sayede sağlandığını belirtmiştir. Aynı doğrultuda Şe*rif mardin, Eski Roma, Bizans, Sasani ve Os*manlı toplumlarının sosyal plüraliznıi çözme*de “devlet” örgütünü ortaya çıkararak başarı sağladıklarını belirtmiştir. Burada devlet deni*len Örgüt, bizim bürokrasi dediğimi/, olguyla çakışmakta ve merkeze bağlı görevlileri ifade etmektedir. Bugün bürokrasi az gelişmiş ülke*lerde yeni ulus yaratma ve sosyal plüralizmleri Çözme görevlerini önemli ölçüde yerine getir*mektedir. Faşist, Nasyonal Sosyalist ve hatta Sosyalist ülkelerin, bürokrasinin bütünleştirmc Fonksiyonundan önemli ölçüde yararlandı*ğı söylenebilir.



    Bürokrasiye Hegcl’in tam karşı kutbunda olumsuz tavır Marks’tan gelmiştir. Marks bü*rokrasiyi evrensel bir sınıf olarak görmemek*te, sosyal yapıyla birlikte ele almaktadır. He-gel’in ideal yaklaşımı Marks’ta tersine dön*müştür. Marks bürokrasinin toplumda denge sağlamaktan ziyade hakim sınıfın Baskı aracı olduğunu belirtmiştir. Bürokrasi toplumda or*ganik bir yere sahip değildir. Üretim ilişkileri*nin bir sonucudur. Sınıflaşmanın kalktığı bir toplumda bürokrasi de kalkacaktır. Marks bü*rokrasinin muhteva yerine biçimi koyacağına da işareı etmiştir.



    bürokrasiyi Özerk bir alan ve sistematik ola*rak ilk inceleyen Max Webcr olmuştur. We-ber bürokrasi olgusunu bir Örgüt sorunu ola*rak ele almıştır. Bürokrasinin incelenmesi, an*laşılması ve sınıflandırılmasının örgüt içinde*ki: 1-iş bölümü,



    2- Otoritenin yapısı ve daya*nağı,



    3- Her görevlinin konumu ve rolü,



    4- Gö*revliler arasındaki ilişkileri düzenleyen kural*ların niteliği aracılığıyla sağlanabileceğini be*lirtmiştir.



    Weber üç otorite tipi çizmiştir. Bunlar ideal tipler olup, otoritenin araçsal olarak kavram-laştırılmasıdır. Bu otorite tiplerine tekabül eden yönetim tipleri vardır. VVeber’in asıl üze*rinde durduğu modern gelişmeye en uygun bü*rokrasi tipinin yasal-rasyoncl bürokrasi oldu*ğudur. Bu bürokrasinin temel özellikleri ise şunlardır.



    1- işbölümü ve uzmanlaşma kaçınıl*mazdır



    2- Yönelim kurallarının konuş biçimi*nin yasal-rasyoncl olduğuna olan inanç, otor-teyi meşru kılar.



    3-Hiyerarşik kademe akılcı ve kişisel olmayan ilkelere göre düzenlenir.



    4- Memurlar işe alınırken liyakat esasına göre alınır ve kullandıı araçlar kendine değil, göre*ve tahsis edilmiştir. Bürokrasinin temel işlevi hizmet ifa etmek olduğundan siyasal iktidar değişse bile hizmetler aynı şekilde sürdürüle*cektir. Weber çağdaş sanayi toplumunun ge*rektirdiği ihtiyaçlara ancak bu şekilde iyi dü*zenlenmiş, uzmanlaşmış bir bürokrasinin ce*vap verebileceği kanaatindedir. Bu şekilde ör*gütlenmenin sanayi toplumunun bir gereği ol-



    duğunu, sadece devletin değil büyük sanayi şir*ketlerinin de bu şekilde örgütlenmesinin kaçı*nılmaz olduğunu belirtmiştir. Weber bu ya-sal-rasyonel bürokrasiyle ilgili bazı olumsuz gelişmelere de dikkat çekmiştir. ilk olarak tüm toplumun bürokrat [aşabileceği tehlikesi*ne dikkat çekmiştir. Bu, ilişkileri de içine alan rasyonel Mekanik bir dünya hayalı tehlikesi*dir. Weber statünün iş görmeden daha Öne ge*çebileceği ve bürokratların kamu çıkarını de-ğil, kendi çıkarlarını ön plana alacakları ve gi*derek toplumu siyaset dışı bırakmaya çalışa*caklarından kuşku duymaktadır.



    Weber bürokrasiyi sosyal ilişkiler içinde ele almış, ayrıca Marks’ın yaklaşımına katkı ola*rak özerk bir alan olarak sistematik bir şekil*de inceleyip teorisini kurmakla birlikte konu*nun işlevsel olmayan yönleri ve insan ilişkile*riyle ilgili yönü zerinde fazla durmamıştır. Bu eleştirileri şu noktalarda toplayabiliriz:


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. TSE’den alınan belgelendirmeye yönelik hizmetlerde belgelendirme sürecinde bürokrasi azalt
  3. Paylaş Facebook Twitter Google


  4. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri