Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Hz Mevlanadan menkıbeler , Mevlana celaled din Rumi Menkıbeleri Mevlâna , yaşadığı dönemlerde sadece eserleriyle değil yaşayış tarzı , hal ve hareketleri ve karşılaştığı olaylardaki

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hz Mevlanadan menkıbeler, Mevlana celaleddin Rumi Menkıbeleri

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hz Mevlanadan menkıbeler, Mevlana celaleddin Rumi Menkıbeleri

    Mevlâna, yaşadığı dönemlerde sadece eserleriyle değil yaşayış tarzı, hal ve hareketleri ve karşılaştığı olaylardaki beyan ettiği fikirleriyle de insanlara doğru yolu göstermiş ve onlara örnek olmaya çalışmıştır.Bunlardan birkaç örnek

    Hangisi Misafir?

    Bir gün Bağdat’tan Konya’ya bir şeyh geldi Bütün ulular ve faziletli kişiler onun ziyaretine gitti ve onu son derece iyi ağırladılar Tesadüfen o gün Mevlâna Hazretleri bütün müritleriyle birlikte Meram Mescidine gitmişti Şeyh:

    –Acaba benim Konya’ya geldiğim haberi Mevlâna’nın mübarek kulağına gitmemiş mi? ki beni ziyarete gelmedi Çünkü bir memlekete gelen ziyaret edilir, dedi Mevlâna’nın arkadaşlarından bir mürit onun bu sözünü işitti Öte tarafta Meram’da Mevlâna hakikatleri anlatma sırasında birdenbire:

    –Ey kardeş, gelen biziz sen değilsin Sen ve senin gibilerinin bizi ziyaret etmeleri ve bizimle müşerref olmaları lâzımdır, demeye başladı Mecliste bulunanlar:

    –Mevlâna Hazretleri nereye ve kime sesleniyor, diye şaştılarOndan sonra Mevlâna:

    –Biri Bağdat’tan geldi, öteki kendi ev ve mahallesinden dışarı çıktı Hangisini ziyaret etmek daha iyi olur, diye misal getirdi Orada bulunanlar:

    –Bağdat ülkesinden geleni ziyaret etmek daha iyi olur Onu ziyaret edip ağırlamak vacip olan şeylerdendir dediler Mevlâna:

    –Hakikatte biz mekânsızlık Bağdat’ından geldik Bu aziz şeyh ise bu dünyanın bir mahâllesinden geliyor O halde bizi ziyaret etmesi lâzımdır Bizim onu ziyaret etmemiz icap etmez dedi; ve şu şiiri okudu:

    -Biz, Mansûr’un “Ene’l-Hakk” demesinden ve dar ağacına çekilmesinden çok evvel ruh âleminin Bağdat’ında “Ene’l-Hakk” demişlerdeniz

    Mevlâna’nın bu anlattıklarını duyan Şeyh hemen kalktı, Mevlâna hazretlerini ziyarete geldi Başını açarak kendini ona teslim etti Onu samimiyetle sevenlerden oldu ve Mevlâna’ya:

    –Babam, senin hakkında ne yap yap, demirden çarık giy ve eline demirden bir asâ al, Mevlâna’yı aramaya git; çünkü o ulu kişinin sohbetine nâil olmak iyidir, buyurmuştu Babamın bu sözü gerçekten doğru imiş, Mevlâna’nın yüceliği babamın söylediğinin yüz bin mislidir (I, 153-154)

    Herşeyi Allah’tan İste!

    Bir gün Mevlâna Hazretleri Şeyh Selâhaddin-i Zerkûb’un dükkânında oturmuştu Dostlar da dükkânın çevresinde halka olmuş ilâhî bilgiler ve sırlarla meşgul oluyorlardı Birdenbire ihtiyar bir adam göğsünü döverek, ağlayıp sızlayarak içeri girdi; Mevlâna’nın ayağına kapandı, hüngür hüngür ağladı ve :

    –Yedi yaşında bir çocukcağızım vardı Onu çaldılar Kaç gündür aramaktan dermansız bir hâle geldim; ama yine onu bulamadım, dedi Bunun üzerine Mevlâna büyük bir hiddetle:

    –Tuhaf şey bütün varlıklar Allah’ı yitirmişler, onu hiç aramıyor ve onun için de bir istekte bulunmuyorlar Ne göğüslerini, ne de başlarını dövüyorlar Sana ne oldu da göğsünü dövüyorsun Senin gibi bir ihtiyar kendi çocukcağızının hasretiyle harap ve rüsvâ oluyor Neden bir an Allah’ı aramıyor ve imdat istemiyorsun ki kaybolmuş Yusuf’unu Yakup gibi bulasın, buyurdu

    Çaresiz kalan ihtiyar derhâl tövbe etti ve göğsünü kapamağa başladı Tam bu sırada onun kaybolan çocuğunun bulunduğu haberini getirdiler (I, 118-119)


    Her şey Kur’an’da

    Bir adam karısını çok seviyordu Bir gün hanımı naz ederek;

    –Ey efendi, gel de senden her ne istersem vereceğine dair üç talâkla yemin iç; yoksa boşanırım, der Kocası ise mecburen kabul eder:

    –Ne istersen vereceğim, der

    Kadın:

    –Yüce Allah’ın dünyada yarattığı her nimet ve garip şeyi benim önümde hazır etmeni istiyorum, der

    Zavallı kocası bu arzuyu yerine getirmekten âciz kalır Nihayet, samimiyetle kalkıp Mevlâna’ya gelir, macerayı anlatır Mevlâna:

    –Git Allah’ın kitabı Kur’an’ı al ve onu mendiline sarıp eşinin eteğine koy; çünkü böylece dünyadaki yaş ve kuru nimetleri onun eteğine koymuş ve dünyanın garip şeylerini onun önünde hazır etmiş olursun Zira “yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, Kur’an’da olmasın” (Kur’an, VI, 59) buyrulmuştur Böylece asla talâk ve ayrılık vâki olmaz, dedi ve adamı boşanmaktan kurtardı (I, 467-468)


    Hâfızların Değeri

    Bir gün hâfızların sultanı Hâfız İshak, Mevlâna’nın yanına gelmişti Mevlâna büyük bir saygı gösterip ayağa kalktı; üst başa oturmasını söyledi ve:

    –Mushafı nasıl aziz tutmak, nasıl rahle ve kürsülerin üzerine koymak lâzımsa, hâfızları da o şekilde aziz tutmak ve üst başa oturtmak lâzımdır İçinde Kur’an’ın nuru bulunan bir gönlün Cehennemin yüzünü görmesi uygun düşmez Bir kağıt parçasına Kur’an yazılı olsa onu ateşe atmazlar; ona hürmet gösterirler ve onda Kur’an yazılıdır, derler O halde bir kalpte bütün bir Kur’an bulunursa onu nasıl Cehenneme atarlar, buyurdu

    Bu müjdenin minnettarlığı olmak üzere şehrin bütün hâfızları Mevlâna’ya mürit oldular (I, 336)

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Mevlana Celaleddin Rumi Kimdir Kısaca
  3. Mevlana Celaleddin Rumi Şiirleri
  4. Mevlananın kadınla ilgili sözleri, Kadınlar ile ilgili mevlana sözleri, Mevlana Celaleddin
  5. Mevlananın kalp ile ilgili sözleri, Mevlana Celaleddin Rumi'nin kalp işe ilgili sözleri, M
  6. Mevlana Celaleddin Rumi'nin İnsanlıkla İlgili Yazıları, MEvlanadan Derslik Yazılar, Mevlan
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri