Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Atatürk’ün okul hayatı hakkında bir yazı lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Atatürk'ün Okul Hayatı Resimleri okul önünde yapılan gıda satışları ve tehlikeleri ile ilgili

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Atatürk’ün okul hayatı ile ilgili yazı

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Askeri Rüştiyede en çok matematik der-sine merak sardım. Az ilamanda bize bu dersi veren hoca kadar belki de daha ziyade bilgi sahibi oldum. Bu arada Şevki Paşanın kızına ders vermek için evlerine giderdim. Bir aralık kıza aşık oldum. Fakat ders dışı hiç bir şey görüşmedim. Nadiren, pek müstesna zamanlarda bir iki sözcük söylemek olanağını bulurdum. Manastır İdadisine gittikten sonra tabiatıyla her şey unutuldu.

    Askeri Rüştiyede dersler dışında meselelerle de uğraşıyordum
    . Yazılı sorular hazırlıyor, matematik öğretmeni de yazılı cevaplar veriyordu.
    Bir gün hoca aranızda kendine güvenenler kalksınlar, onları müzakereci yapacağım dedi. Önce tereddüt ettim. Öyleleri ayağa kalktı ki ben kalkmamayı doğru buldum. Bunlardan birinin müzakeresi altma verildim. Fakat müzakereriin ortasmda tahammülüm son dereceye geldi. Ayağa kalkarak hocaya Ben bundan daha iyi yaparım dedim. Bunun üzerine hoca beni müzakereci yaptı, öteki arkadaşı da benim müzakerem altma verdi.
    Öğretmenimin adı Mustafa idi. Bir gün, oğlum senin adm da Mustafa benim de Mustafa, bu böyle olmayacak arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun dedi. O zamandan beri gerçekten ismim Mustafa Kemal kaldı

    Ara imtihanlarım vererek çavuş rütbesini takmıştım
    . Ara sıra öğretmen gelmediği zamanlarda diğer sımflara matematik dersleri veriyordum. Parlak bir şekilde Selanik Askeri Rüştiyesini bitirerek kurmay Hasan Beyin tavsiyesiyle 1896 yılmda Manastır Askeri İda-disirie girdim. Selanik Askeri Rüştiyesini ik-mal ettiğim zaman matematik merakım iyice ilerlemişti. Manastır İdadisinde ise matematik pek kolay geldi. Bununla meşgul olmaya devam ettim. Fakat fransızca dersinde geri idim. Öğretmen benimle çok meşgul oluyor, acı uyarılarda bulunuyordu. Bu uyarılar gücüme gitti. İlk sınav zaıtıanmda çare aradım. İki üç ay gizlice Frerler okulunun özel sınıfına devam ettim. Böylece okul derslerine oranla fazla derecede fransızca öğrendim.

    0 zamana kadar edebiyatla fazla temasım yoktu
    . Ömer Naci Bursa Idadisinden kovulmuş, bizim sınıfa gelmişti. Daha o zaman şairdi. Benden okuyacak kitap istedi, biitün kitaplarımı gösterdim, hiçbirini beğenmedi. Şiir ve edebiyat diye bir şey olduğunu o zaman öğrendim. Ona göre çalışmaya başladım. Şiir ba-ııa çekici geldi. Ömer Naci de güzel konuşuyor, güzel yazıyordu. Eğer hitabet hocamız Alay emini Mehmet Asım Efendi imdadıma ye-tişmeseydi ben de şair olup çıkacaktım, çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı.

    Bak oğlum Mustafa Kemal, şiiri falan bırak, bu senin iyi bir asker olmana engel olur
    .Öteki hocalarınla da konuştum, onlar da bc-nim gibi düşünüyorlar. Sen Ömer Naci'ye bakma o haya] peşinde bir çocuk, ileride belki iyi bir şair ve hatip olabilir fakat askerlik mesleğinde katiyyen yükselemez, dedi. Bu söz-ler beni etkiledi. Hocanm ne kadar haklı ol-duğunu olaylar isbat etti, çok arzu ettiği halde Naci kurmay subay olamadı. Meşrutiyette ittihatçıların en seçkin ve heyecanh hatiple-rinden biri olan yakın arkadaşım Ömer Naci macerah bir hayattan sonra genç yaşta öldü.

    Tarih dersine, özellikle Türk tarihine büyük bir merakım vardı
    . Tarih hocam Tevfik Bey bana yeni ufuklar açmıştı. Bu nedenlc ona minnet borcum vardır.
    îdadinin ikinci sımfmda henüz dersler yeni başlamıştı ki devamlı yunan tecavüzlerine karşı Atina'ya harb ilan edilmişti. Bütün manastır askerle dolup taşmıştı. Gençlik hayatımın en heyecanlı günlerini yaşadım. Yaşımın küçük olmasına rağmen bu savaşa katılmayı çok istemiştim. Az daha gönüllü müfrezelerin arasına katılıp ben de gidecektim.


    Bu savaşta yunan ordusu perişan edilip ezilmiştir
    . Ama Avrupa devletlerinin baskısı altmda padişah Türk ordusunun aldığı zafere rağmen öne sürülen mütareke koşullarını kabul ederek imzalamıştı. Aynı zamanda Girit adası da tamamen kaybedilmişti. Bu acı gerçek o zaman padişah olan Abdülhamit'e karşı içimde ilk tepkiyi filizlendirdi. Öğretrnenlerimiz bize bütün Yunanistanın işgalinin mümkün olduğunu söylemişlerdi. Mütareke haberi gelince aydın düşünceli okul subaylanmız büyük üzüntü duydular. Biz onlann yüzlerinden bunu anlıyorduk, fakat bir şey soramıyorduk. Yalnız arkadaşım Nuri (Conker) genç bir subayın «böyle olrnamahydı, yazık çok yazık» diyerek ağladığını anlattı. Manastır sokaklarında yine şenlikler yapıyor yine «padişahım çok yaşa» avazeleri yükseliyordu. Ben ilk defa bu dileğe katılmadım.
    Üzüntümüzü inatçı bir şekilde derslerimize çalışmakla hafifletiyorduk. Sınıfın birinci ve ikincisi olabilmek için hepimizde hızlı bir çaba vardı. Nihayet idadiyi bitirdim Harbiyeye geçtim. (1899).




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri