Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Osmanlıların balkanlarda meydana getirdigi mimari eserler nelerdir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Osmanlı Devletinin Balkanlarda Yaptığı Mimari Eserler Osmanlıların balkanlarda meydana getirdigi mimari eserlerden örnekler

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Osmanlıların balkanlarda meydana getirdigi mimari eserler nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Osmanlı Devletinin Balkanlarda Kurduğu Mimari Eserler

    Balkanlar'da, Osmanlı dönemine ait
    Türk şehir mimarisinin en güzel örnekleri verilmiştir. Bu çerçevede
    şehir merkezlerine cami-mescit, tekke-zaviye ve türbe gibi dini
    yapılar; han, bedesten, kervansaray, arasta ve çarşı gibi ticari
    yapılar; imaret, hamam, köprü, su kemeri, çeşme ve saat kulesi gibi
    sosyal yapılar; mektep, medrese ve kütüphane gibi eğitim merkezleri;
    kale, kule-ocak, burç ve tabyalar gibi askeri yapılar inşa edilmiştir.



    Mimari
    zenginliğin de İslam ahlakının uluslara kazandırdığı bir vasıf olduğunu
    belirtmek gerekir. İslam öncesinde Ortadoğu ve Orta Asya halkları
    mimari yönden oldukça geri bir düzeyde olmalarına karşın, İslam
    ahlakıyla şereflenmelerinin ardından, diğer pek çok kültürel alanda
    olduğu gibi mimari alanında da büyük bir yükseliş yaşamışlardır.
    Kuran'da Hz. Süleyman'ın estetik zevkini ve yaptırdığı büyük mimari
    eserleri bildiren ayetler tüm Müslümanlar için yol gösterici olmuştur:
    Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam
    dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır
    madenini ona sel gibi akıttık... Ona dilediği şekilde kaleler,
    heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen
    kazanlar yaparlardı... (Sebe Suresi, 12-13)

    Bu şuurla yapılan
    mimari eserleri, İslam tarihinin her döneminde görmek mümkündür.
    Osmanlı ise bu alandaki zirveyi temsil etmektedir. Türk mimari tarihinin
    ünlü isimlerinden Ekrem Hakkı Ayverdi, uzun araştırmalar sonucunda
    yayınladığı Avrupa'da Osmanlı Mimarisi adlı eserinde, Osmanlı'nın
    sadece Balkanlar'da 15.787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya
    koymuştur. Sadece Bulgaristan'daki mimari
    eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142
    medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca,
    27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler,
    bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana
    gelmiştir. Günümüzde bu eserlerin büyük
    bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise
    çok azdır.








    Vardar Nehri üzerinde, Fatih Sultan
    Mehmed Han tarafından yaptırılan Taş Köprü (Fatih Köprüsü).
    (solda)

    Samokov'da
    bir Türk çeşmesi(sağda)


    Bu mimari yapılardan Romanya Babadağ'daki Sarı Saltuk
    Türbesi; Arnavutluk Kruya'da Sarı Saltuk Türbesi; Bosna-Hersek Blagay'da
    Sarı Saltuk Türbesi; Bulgaristan Obroçişte-Balçık'ta Akyazılı Tekkesi
    ve İmareti; Köstendil'de Koca İsnak Paşa Köprüsü, Uludere Harmanlı
    Köprüsü; Budapeşte'de Gül Baba Türbesi; Kosova Priştine'de Sultan
    Murat Hüdavendigar Türbesi; Üsküp'te Sultan Murat Camii, Kurşunlu
    Han; Filibe'de Sultan Murat Hüdavendigar Camii, Karagöz Paşa Medresesi,
    Hünkar Hamamı, Şahabeddin Paşa Hamamı; Saraybosna'da Gazi Hüsrev
    Bey Camii; Sofya'da Mahmut Paşa Camii ve Kervansarayı, S Şumnu'da
    Şerif Halil Paşa Camii, saat kulesi; Yunanistan Kavala'da Mehmet
    Ali Paşa Medresesi, yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü; Manastır-Bitola,
    Pirlepe'de saat kuleleri; Peç'te Kazım Paşa Camii gibi çeşitli örnekler
    günümüze kadar ulaşmıştır.. Ancak ne var ki, bu yapıların bazıları
    bakımsız ve ihmal edilmiş durumdadırlar. Özellikle Bulgaristan,
    Romanya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerdeki eserler, Eski Yugoslavya'da
    bulunanlara göre çok daha kötü durumdadır. Türk kültür mirasının
    bir parçası olan bu önemli eserler, yok olma tehlikesiyle karşı
    karşıyadırlar. İhmal ve bakımsızlığın yanı sıra yıkılmayan bazı
    önemli tarihi binaların farklı amaçlarla kullanılması, bilinçsiz
    bir şekilde tadilat çalışmalarında bulunulması, eserlerin ideolojik
    olarak tahrip edilmesi bu mimari yapıların tükenmesine yol açmaktadır.
    Türkiye'nin bu eserlerin restorasyonu ve korunması için girişimde
    bulunması, Balkan ülkeleriyle bu konuda iş birliği imkanları araması
    son derece isabetli bir politika olacaktır.








    Macaristan'da Osmanlı'dan kalan en
    büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise
    olarak kullanılıyor. Caminin kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle
    yüz yüze Peç'in en kalabalık meydanına bakıyor. (solda)

    Macaristan'ın her yerinde Osmanlı'nın izlerine rastlamak mümkün.
    İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması
    sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III. Mehmed tarafından
    fethedilen Eğri Kalesi'nden bir görünüm. III. Mehmed, bu zaferden
    dolayı, Osmanlı tarihinde "Eğri Fatihi" olarak anılır.(sağda)


    Osmanlı devleti ve hükümdarlığında asırlar boyu bir cınar gibi Anadoludan balkanlara göçen kök ve dal budak salan ve buralarını imar ederek pek çok şehir ve köyler kuran ve uyğun gördükleri yerleride imar ederek kendi zevk ve yaşayışlarına göre şekil vermişlerdir.Tatar Pazarcığı kazasının vakıf eserlerine gelinçe çelebi sultan Mehmed tarafından kurulan şehir Veziri azam Makbul İbrahim paşa tarafından imar edilmiştir. BUNLAR 8 CAMİ, 12 MESCİD, 7 TEKKE, 7 HAN,1 İMARETTİR.makbul İbrahim paşanın yaptırdığı kervansarayın 2000 deve ahırı,3000at,tavlası,80 odası,200şömine ile ısıtılan,salonları ve vezierleri agırlayan özel salonları varmış.Avlusu taş döşeli olup5000 atlının sığınacagı geniş bir meydandır. Müslüman- kafir ayırt etmeden beraberce kalarak yer ve içerlermiş. Yatarlarmış.Spfya-Filibe yolu üzerindeki bu büyük konak yeriolduğu için devamlı doluymuş. Kervansaraya Ayşe Sultan ilave su getiemiş ve bazı noksanlarını tamamlamıştır.BURADA30 CANİ, 3 MEDERESE,1 Türbe,6 TEKKE VE ZAVİYE,4 imaret, 2 mektebi, 2 hanı, 1 kalesi,1 hamamı, 1 kervansarayı varmış.1362 tarihinden itibaren Türk hakimiyetine giren Bulgaristan Bagımsızlığını1908 yılında alarak tam 546 yıl Türk kültür ve medeniyetinin tesiri altında kalarak şehirler ve köyler imar ederek binlerce Vakıf ihya etmiştir. İşte Balkanoloji araştırmaları bu tarihi kültürel mirasınızın izinde olup araştırmalarını devam ettirmektedir.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri