Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Yaratılış destanı özeti Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Yaratılış Destanı Hangi Devlete Aittir şu destanı özeti Doğadaki Yaratılış Tasarım ve Yaratılış Manas Destanı Özeti -
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 5      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Yaratılış destanı özeti

    Sponsorlu Bağlantılar










  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Yaradılış Destanı özeti

    Altaylardan Verbitskiy'in derlediği yaradılış destanı özetle şöyledir: Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan uçuyordu. Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen'e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi. Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye düşünerek şöyle dedi :
    Bir dünya istiyorum, bir soyla yaratayım
    Bu dünya nasıl olsun, ne boyla yaratayım
    Bunun çaresi nedir, ne yolla yaratayımş
    Su içinde yaşayan Ak Ana,su yüzünde göründü ve Tanrı Ülgen'e şöyle dedi :
    Yaratmak istiyorsan Ülgen, Yaratıcı olarak şu kutsal sözü öğren :
    De ki hep," yaptım oldu " başka bir şey söyleme.
    Hele yaratır iken,"yaptım olmadı" deme.
    Ak Ana bunları söyledi ve kayboldu. Tanrı Ülgen'in kulağından bu buyruk hiç gitmedi . insana da bu öğüdü iletmekten bıkmadı : " Dinleyin ey insanlar, varı yok demeyin. Varlığa yok deyip de, yok olup da gitmeyiniz." Tanrı Ülgen yere bakarak : " Yaratılsın yer!" Göğe bakarak "Yaratılsın Gök!" Bu buyruklar verilince yer ve gök yaratılmış. Tanrı Ülgen çok büyük üç balık yaratmış ve dünya bu balıkların üzerine konmuş. Böylece dünya gezer olmamış bir yerde sabit olmuş.Tanrı Ülgen balıkların kımıldadıklarında dünyaya su kaplamasın diye Mandı şire'ye balıkları denetleme görevi vermiş. Tanrı Ülgen, dünyayı yarattıktan sonra tepesi aya güneşe değen etekleri dünyaya değmeğen büyük Altın Dağın başına geçip oturmuş.Dünya altı günde yaratılmışdı, yedinci günde ise Tanrı Ülgen uyumuş kalmışdı. Uyandığında neler yarattım diye baktı: Ayla güneşden başka fazladan dokuz dünya birer cehennem ile bir de yer yaratmıştı. Günlerden bir gün Tanrı Ülgen denizde yüzen bir toprak parçacığı üzerinde bir parça kil gördü" insanoğlu bu olsun, insana olsun baba." dedi ve toprak üstündeki kil birden insan oldu. Tanrı Ülgen bu ilk insana "Erlik" adını verdi ve onu kardeşi kabul etti. Ancak Erlik'in yüreği kıskançlık ve hırsla doluydu. Tanrı Ülgen gibi güçlü ve yaratıcı olmadığı için öfkelendi.
    Tanrı Ülgen, kemikleri kamıştan, etleri topraktan yedi insan yarattı. Erlik'in yarattığı dünyaya zarar vereceğini düşünerek insanı korumak üzere Mandışire adlı bir kahraman yarattıktan sonra yedi insanın kulaklarından üfleyerek can, burunlarından üfleyerek başlarına akıl verdi.Tanrı Ülgen insanları idare etmek üzere May-Tere'yi yarattı ve onu insanoğlunun başına han yaptı. Yakut'lardan (Saka) derlenen yaradılış efsaneleri de Altay yardılış destanının yakın varyantı niteliğindedir . XIX.yüzyıl'da derlenen bu efsanelerin çeşitli din ve kültürlerin etkilerini taşıdıkları düşünülmektedir.


    Yaratılış Destanı
    Başlangıçta "Tanrı Kara Han" ile "su" vardı. Kara Han yalnızlıktan sıkılıyordu. Su dalgalandı, "Ak-Ana" çıktı. Kara Han'a "Yarat!" dedi. Kara Han, kendine benzer birini yarattı, ona "Kişi" adını verdi. Kara Han'la Kişi, suyun üzerinde iki kara kaz gibi uçuyorlardı. Kişi, bu sessizlikten sıkıldı, Kara Han'dan daha yükseğe uçmak istedi. Tanrı, onun uçma gücünü aldı; Kişi suya düştü, battı, az kalsın boğulacaktı. Pişman oldu, Kara Han'dan yardım diledi. Tanrı, yükselmesini buyurdu, Kişi suyun yüzüne çıktı. Kara Han, artık uçamayan Kişi için dünyayı yaratmayı düşündü; Kişiye, suyun dibine dalıp toprak çıkarmasını buyurdu. Kişi'nin çıkardığı toprağı su yüzüne serpti. "Büyü!" dedi. Toprak büyüdü. Kişi, kendisi için gizli bir dünya yapmak üzere toprağın bir kısmını ağzında saklamıştı. O toprak da büyümeye başladı. Kara Han eğer tükürmesini buyurmasaydı, Kişi az kalsın boğulacaktı. Kara Han'ın yarattığı dünya düzdü, Kişi'nin ağzından saçılanlar yüzünden bataklık tepeciklerle örtüldü. Kara Han kızdı. Kişi'yi ışık âleminden kovdu, ona "Erlig" (Şeytan) adını verdi. Yerden, dokuz dallı bir ağaç yükseltti, her dalın altında bir adam yarattı. Bunlar, dünyadaki dokuz insan soyunun atalarıdır. Erlig, bu yeni yaratıkların çok güzel ve iyi olduklarını görünce, onların kendisine verilmesini istedi, Kara Han razı olmadı. Erlig onları kandırıp kötülüğe sürükleyerek kendine çekmeye başladı. Kara Han, insanların bu akılsızlığına kızarak onları kendi başlarına bıraktı. Erlig'i yeraltındaki karanlıklar âleminin üçüncü katına sürdü; kendisi için de göğün on yedinci katını yaratarak oraya yerleşti. Yeryüzünde kendi başlarına kalan insanları korumak ve eğitmek için de bir melek gönderdi. Erlig, o güzel göğü görünce, Kara Han'dan izin alarak o da kendisine bir gök yarattı. Oraya, kandırdığı kötü ruhları yerleştirdi. Bunlar Kara Han'ın yarattığı dünyadaki insanlardan daha iyi yaşıyorlardı. Kara Han'ın canı sıkıldı, bir kahraman göndererek Erlig'in göğünü yıktırdı. Yıkıntılar dünyanın üzerine düştü. O yüzden, dünyada yüksek dağlar, derin boğazlar, büyük ormanlar meydana geldi. Kara Han, Erlig'i dünyanın en alt katına sürdü. Bu güneşsiz, aysız, yıldızsız, karanlık yerde dünyanın sonuna kadar oturmasını buyurdu.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri