Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Aile ve anne yle ilgili hikayeler öyküler , Değerler eğitimi aile ve anne ile ilgili hikayeler öyküler , Aile ve anne konulu hikaye ve öyküler
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 373      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Aile Ve Anne İle İlgili Hikayeler Öyküler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Aile ve anneyle ilgili hikayeler öyküler,
    Değerler eğitimi aile ve anne ile ilgili hikayeler öyküler,
    Aile ve anne konulu hikaye ve öyküler,
    Anneler günü hikayeleri, anneler günü ile ilgili hikayeler, en güzel anneler günü hikayesi, anneler gününe özel hikayeler, annelerin değerini anlatan hikayeler, annelere özel hikayeler, anneler günü ile ilgili öyküler...

    Annenin Fedakarlığı

    Çocuk, babasından aldığı harçlığı vaktinden önce bitirmiş ve günlerdir istediği top için yeterli parayı biriktirememişti. Birkaç hafta sonra yaz tatiline girecek olması, onu bu konuda endişelendirip yeni kaynaklar aramaya sevkediyordu. Evlerine gelen son aylık dergide "Her hizmetin bir ücret karşılığında olduğu"nu okuyunca, sevinçle havaya sıçradı. Buna göre, ailesine yaptığı yardımların da bir karşılığı olmalıydı.
    Çocuk bu fikirle harekete geçip gördüğü işlerin listesini çıkardı ve bunların yanına da ücretlerini yazdı. Fırından ekmek almak için 200, çöp dökmek için 100, annesiyle pazara gitmek için 500 lira hiç de fazla sayılmazdı.Aylık toplamı 25 bin lira tutan listeyi imzalayıp annesinin çantasına koyduğunda, bu akıllıca keşfinden dolayı gözleri parlıyordu.Çocuk, ertesi gün yatağının başucunda 25 bin lira ile birlikte küçük bir kağıt parçası buldu. Kendi hazırladığı listeye benzeyen ve annesinin imzasını taşıyan kağıtta:"Seni hayatım pahasına dünyaya getirmenin, yıllarca bezlerini yıkamamın; binbir güçlükle besleyip büyütmenin karşılığı, sadece sevgindir ve yanağından aldığım bir öpücüktür" yazıyordu. "Kazandığın parayı güle güle harca yavrum."Cüneyt SUAVİ

    Aile ile ilgili kısa bir öykü, Aile ile ilgili Hikaye

    Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu. Çocuk babasına:
    -Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun, diye sordu...

    Zaten yorgun gelen adam,
    -Bu senin işin değil, diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk:
    -Babacım lütfen, bilmek istiyorum, diye üsteledi. Adam:
    -İlla da bilmek istiyorsann, 20 milyon, diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk:
    -Peki bana 10 milyon borç verir misin, diye sordu.
    Adam iyice sinirlenip:
    -Benim senin saçma oyuncaklarına ve benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi, derhal odana git ve kapını kapat, dedi.

    Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı. Adam sinirli sinirli; "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder ?" diye düşündü
    Belki de gerçekten lazımdı...
    Yukarıya, çocuğunun odasına çıktı ve kapyıı açtı... Yatağında olan çocuğa:
    -Uyuyor musun, diye sordu. Çocuk:
    -Hayır, diye cevap verdi...
    -Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, dedi.

    Çocuk sevinçle haykırdı:
    -Teşekkürler babacığım...

    Ve hemen yastığının altından diğer buruşmuş paraları çıkardı. Adamın suratına baktı, yavaşça paraları saydı. Bunu göre adam iyice sinirlenerek:
    -Paran olduğu halde neden para istiyorsun? Benim, senin saçma Çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok, diye yeniden kızdı...

    Çocuk;
    -Param vardı ama yeterince yoktu, dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paraları babasına uzattı:
    -İşte 20 milyon... Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?..

    Annenin değeri hakkında bir hikaye

    Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış.

    Bir gün Tanrı'ya sormuş;
    "Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"

    "Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın."
    "Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"

    "Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek. Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek."

    "Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"

    "Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek."

    "Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?"

    "Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak."

    "Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm."

    "Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek."

    O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;

    "Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?"

    "Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, "ANNE" diye çağıracaksın."

    ANNE VE EVLADI hikaye

    Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu.

    Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.

    İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.

    Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi?

    Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım.

    Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki“Eeee, senin annenin yalnızca bir gözü var!”

    Yerin dibine girmek istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.

    Bu yüzden o gün onunla karşılaşınca dedim ki, “Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!”

    Annem karşılık vermedi.

    Dediklerim hakkında bir saniye bile durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.

    Onun duyguları beni ilgilendirmiyordu.

    Onu evde istemiyordum..

    Çok çalıştım ve Singapur’a okumaya gittim.

    Sonra evlendim. Kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.

    Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı.

    Kapıya gelince çocuklarım ona güldüler.

    Ona “Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin!

    HEMEN BURADAN GİT!” diye bağırdım.

    Buna annemin sessizce “Kusura bakmayın. Yanlış adrese geldim galiba” dedi ve gözden kayboldu.

    Bir gün mezunlar toplantısı için okuldan bir mektup aldım.

    Karıma “iş seyahatine gidiyorum” diye bahane uydurdum.

    Mezunlar toplantısından sonra sırf meraktan eski eve gittim!!!.

    Komşularım, annemin öldüğünü söylediler.

    Hiç üzülmemiştim.

    Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup verdiler.

    “En sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum…

    Singapur’a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm.

    Mezunlar gününe geleceksin diye çok sevinmiştim.

    Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.

    Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.

    Biliyor musun… sen çok küçükken bir kaza geçirmiştin ve gözünü kaybetmiştin.

    Anne olarak senin tek bir gözle büyümene dayanamazdım.

    Bu yüzden sana kendi gözümü verdim…

    O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyordum ki.

    Bütün sevgimle…..

    Anne
    Anne konulu bir hikaye

    Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:
    "anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?""görmüyor musun? Telefon la konuşuyorum."Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.Her şey erteleniyordu telefon ve Araba söz konusu olduğunda.Bir de eve misafir gelecek oldumu kendisine hiç yer kalmıyordu.
    Nerelere gitsindi?Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan Tencere kaşık sesleri geliyordu.
    Koşarak yanına gitti.
    "sana yardım edeyim mi?" dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı.
    "hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten."Yorgunluk nasıl bir şeydi. Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır "nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni"
    Diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi. Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu."anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor."
    "uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum."Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken..."anneciğim sen yorulma diye..."
    "yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz."
    "hani siz yoruluyorsunuz ya..."
    "eeee...."
    "ben de oynamaktan yoruluyorum."
    "ne yapayım?"
    "bilmem..."Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.Annesi öfkeyle söylenmeye başladı."mum da yok" diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü.
    Gaz lambasının ışığında deli tavsan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne.Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavsan kafası yaptı. "bak deli tavsan" diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan gecen arabaların farları duvardaki tavsana yol açtı. Tavsan alabildiğine hür dolaştı sağda solda.Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu.Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.Neden sonra ışıklar geldi. kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti birden.
    Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini. Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.

    ANNENİN ÇOCUĞUNA SEVGİSİ (HİKAYE, ÖYKÜ)

    Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı. Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilkokula başlayınca işler değişti.

    Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük kız, ilk önceleri onlara inanmadı çünkü herkes birbirini kıskanıyordu. Ama bir kaç yılda gerçeklerle yüzleşti. Annesinin bir pamuğa benzettiği yüzü, çiçek bozuğu bir cilde sahipti. "Badem" dediği gözleri ise şaşıydı. Vücudu da bir serviyi andırmıyordu. Demek ki, annesi onu aldatmış ve yıllar yılı çekinmeden yalan söylemişti.

    Genç kızın anne sevgisi, kısa bir süre sonra nefrete dönüştü. Evlenme çağına gelmiş olmasına rağmen yüzüne bakan yoktu. Üstelik de gözleri, bütün tedavilere rağmen düzelmiyordu. Genç kız, doktorların gizlice yaptığı konuşmalardan kör olacağını anladığında çılgına döndü ve kendisini hala çocukluk yıllarındaki ifadelerle seven annesinin bu yalanlarına dayanamayıp evi terk etmeye karar verdi. Fakat annesi, uzak bir yerde iş bulduğunu söyleyerek ondan önce davrandı ve kazandığı paraları bir akrabasına gönderip, kızına bakmasını rica etti.

    Genç kız bir süre sonra görmez oldu. Karanlık dünyasıyla baş başaydı. Bu arada annesini hiç merak etmiyordu. Yalancıydı annesi, ölse bile bir kayıp sayılmazdı. Bir gün doktorlar, uygun bir çift göz bulduklarını söyleyerek kızı ameliyat ettiler.

    Ancak o, gözünü açtığında yine aynı yüzü görmekten korkuyordu. Fakat kör olmak zordu. En azından kimseye yük olmazdı. Genç kız, ameliyat sonunda aynaya baktığında, müthiş bir çığlık attı. Karşısında bir dünya güzeli vardı.

    Gerçekten de harika bir kızdı gördüğü. Yüzündeki bozukluklar tamamen kaybolmuştu. Çok kemerli olan burnu düzelmiş, kepçe kulakları normale dönmüş ve yaban otlarını andıran saçları, dalga dalga olmuştu.

    Genç kız, yanındaki yaşlı doktora sevinçle sarılarak: "Sanki yeniden dünyaya geldim!" dedi. "Yüzümde hiçbir çirkinlik kalmamış, estetik ameliyatı siz mi yaptınız?" Yaşlı doktor: "Böyle bir ameliyat yapmadık kızım!." diye gülümsedi. Annenin bağışladığı gözleri taktık. Sen, onun gözünden gördün kendini!." Cüneyd Suav

    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Engelliler Haftası İle İlgili Hikayeler, Öyküler
  3. Aile Ve Anne İle İlgili Afişler
  4. Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Hikayeler, Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Masallar, Kitap
  5. Esprili hikayeler, espirili öyküler
  6. Babam - güzel hikayeler - ders verici öyküler - başarı hikayeleri
  7. Paylaş Facebook Twitter Google

  8. Kayıtsız Üye





    Sponsorlu Bağlantılar




    çok güzel bir konu hazırlamışsınız saolun



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Kayıtsız Üye

    Bu hikaye çok güzel olmuşşş


  11. Kayıtsız Üye

    Annelerimiz Rabbimizin bizler için seçtiği koruyucu meleklerdir. Boşuna değil şikayetleri sırtlarındaki kamburdan, yaradan. Günü gelince kanat çıkarıyorlar oradan... (sevill)


  12. Misafir Üye

    harika bir konu eklemişsin saol forumlord


  13. Misafir Üye

    Bence ilk hikaye cokk güzel qma diğerlerini okumadigim icin bilmiyorum


  14. Misafir Üye

    ikinci hikaye beni çok duygulandırdı bence en güzeli oooo


  15. Canım Türkiyem

    Annelerimiz bizler kızsalarda bizi sevdiklerini hepimiz biliyoruz . Onlar bizim koruyucu meleklerimiz , şefkat dolu yürekli annelerimizdir. Seni seviyorum anne. Sen bunu bilmesen bile . seni çoooooooook seviyorum...


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri