Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

HİPERAKTİF ÇOCUKLAR VE DİKKAT EKSİKLİĞİ ADHD tanısının konulması için aşağıdaki üç kriterin de varolması ve bu sorunun çocuğun işlevsel yetilerini ciddi bir şekilde etkiliyor olması

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hiperaktif çocuklar Ve Dikkat Eksikliği

    Sponsorlu Bağlantılar




    HİPERAKTİF ÇOCUKLAR VE DİKKAT EKSİKLİĞİ

    ADHD tanısının konulması için aşağıdaki üç kriterin de varolması ve bu sorunun çocuğun işlevsel yetilerini ciddi bir şekilde etkiliyor olması gereklidir.

    ADHD'nin temel belirtileri şunlardır: Hiperaktivite (Aşırı Hareketlilik)
    Dikkat eksikliği
    İmpulsivite (Dürtüsel Ataklık)
    ADHD olan çocuklar hiperaktiftir.

    "Hiperaktif"in anlamı "aşırı hareketli" demektir. Küçük çocuklar için hiperaktif görünmek normaldir. Tüm çocukların yaklaşık üç yaşına kadar hareket dereceleri artar. Bu yaştan sonra giderek azalır. Ancak hiperaktivite bebeklerde ve hatta henüz doğmamış bebeklerde de görülür. ADHD'li çocukların anne karnında doğmadan önce çok hareketli olduklarını gösteren raporlar vardır. Bunların çok fazla ağlayan ve uyku düzeni bozuk bebekler olduğu konusunda yayınlar çıkmıştır.
    ADHD'li çocukların yaşıtlarına göre daha hareketli olduklarının ve dikkatlerini yoğunlaştırmada güçlük yaşadıklarının farkına varılmış olabilir. Esas güçlük okula başladıklarında daha belirgin hale gelir. ADHD'li çocuklar okulda sıklıkla sıralarında oturmayan veya otursalar bile uzun zaman orada kalamayan çocuklardır.
    Sürekli konuşan, bağıran, başkalarını rahatsız eden ve herkesi işten alıkoyan çocuklar olmaları muhtemeldir. Düzensiz olma ve eşyalarını unutma ve kaybetme eğilimindedirler.
    Öğretmenler bu tür davranışlara sinirlenirler. İlk zamanlar çocuğun arkadaşları başlangıçta bu durumu kabul ederler ve eğlendirici bulurlar. Ancak zamanla ADHD'li olan çocuk özelliği gereği onlara impulsiv bir şekilde saldırmaya ve öğrenmeden alıkoymaya başlayınca, onlar da bu tür çocukları rahatsız edici bulmaya başlarlar.
    ADHD'li çocuklar impulsiftir (dürtüseldir).

    Yaptıklarına dürtüleri yön verir.
    Davranışlarının sonuçlarını düşünmeden hareket ederler.
    İsteklerini erteleyemezler, ataktırlar.
    Yolda dikkatlerini çeken bir şey olduğunda trafiğe dikkat etmeden karşı karşıya geçmek isteyebilirler.
    Dikkat çekme arzusu ile başkalarının sözüne karışırlar, söz keserler. Düşünmeden konuşup yanlış şeyler söylemeleri sosyal alanda problemlere yol açar ve umutsuzca arkadaş edinmeye çabalayan çocuğun dışlanmasına neden olur. ADHD'li çocuklar dikkat etme ve dikkatlerini sürdürme konusunda güçlük çekerler.

    İmpulsiv ve hiperaktif davranışları nedeni ile akranları arasında sivrilip göze çarparlar ama "öğrenmek" onlar açısından güçlük teşkil eder.
    Öğrenme güçlüğüne sadece akademik alanda, derslerde değildir. Yüzmeyi, bisiklete binmeyi öğrenmek gibi motor becerileri kazanmalarında da zorluk çekerler. En önemlisi de konuşmada, sohbetlere ve grup aktivitelerine katılmada rastlanılan sorunlardır.
    Bu tür güçlükler dikkatlerini yoğunlaştıramamalarından kaynaklanır. Oysa çoğunlukla bu becerileri öğrenebilecek yetenektedirler.
    Arkadaş bulma konusunda güçlük çekerler ve çoğunlukla bulduğu arkadaşlar "yanlış kişilerdir". Çocuklar çoğu zaman bunun farkındadırlar, üzülürler ve nasıl değiştirileceğini bilseler değiştirmek için ellerinden gelen herşeyi yaparlar. ADHD olan çocuklar öğrenme güçlüğü çekebilirler.

    Hiperaktivite, dürtüsellik ve uzun süreli dikkat yoğunlaştırmada yaşadıkları güçlükler çocukların öğrenme yetilerini ciddi şekilde zayıflatır.
    Eğer çok parlak değiller ise sınıfın gerisinde kalırlar.
    Özellikle okuma yazmada zorluk çekerler ve önemli bir kısmında özel öğrenme güçlükleri vardır.
    Akran gruplarından bir kere geri kaldıklarında onları yakalamakta çok zorlanırlar.
    Kendi akran grupları kadar uzun süre dikkatlerini yoğunlaştıramazlar. Çevredeki sesler ve hareketler zihinlerini kolayca dağıtır, öğretmenin verdiği önemli bilgileri yakalayamazlar.
    El yazıları oldukça düzensizdir.
    ADHD'li çocuk okulda olduğu gibi evde de kendini gösterir ve hem kişilerin hem de eşyaların zarar görmesine neden olur.
    Bu çocukların kırılmamış neredeyse bir tane oyuncağı yoktur.
    ADHD olan çocukların genellikle diğerlerinden daha az uykuya ihtiyaç duymaları, herkesin kronik yorgunluk çekmesine ve ana babaların yeterince vakit ayıramamasına neden olur.
    Gevezelik, gürültü, hareket, ağız dalaşları ve eşyalara zarar verme aile tablosunun ayrılmaz parçası olmuştur.
    Televizyonda bir çizgi filmi başından sonuna kadar izleyemezler ve oyuncakları ile tek başına uzun süre oynayamazlar.
    ADHD olan çocukların aileleri arasında umutsuzluk ortak bir duygudur. Çocuğun güçlüklerinin altında yatan neden tanındıkdan ve "ADHD" tanısı kondukdan sonra anababalar büyük bir rahatlama duygusu yaşarlar. Ana babaya öneriler:

    Öncelikle mutlaka bir psikiyatr veya bir psikologdan yardım alınmalıdır.
    Sabırlı olunmalıdır. Çocuğun davranışları, anne babayı kızdırmak için bilerek yapılmış yaramazlık olarak değil bir rahatsızlık belirtisi olarak algılanmalıdır.
    Davranış olduğu anda yanıt veriniz. ADHD'li çocuklar diğer çocuklardan daha fazla ve daha çabuk ödüllendirilmeye ihtiyaç duyar. Verdiğiniz yanıttan çok (övgü, fiziksel yakınlık, özel bir yiyecek) zamanlama önemlidir. Önemli olan ödülün davranışın hemen ardından gelmesidir.
    Daha sık geri bildirimde bulununuz ve davranışın sonuçlarını yansıtınız.
    Olumlu davranışların ardından somut ödüller veriniz. (Süslü kalem, kitap gibi)
    Olumsuzdan çok olumlu yanıt kullanınız. Bu çocuklar o kadar çok yanlış yaparlar ki eğer dikkatinizi yanlışlar üzerinde yoğunlaştırırsanız onları sürekli cezalandırmak zorunda kalırsınız. Orta düzeydeki cezalar ( yalnız bırakma, ara verme, küçük bir ödülü iptal etme) son çözüm olarak yararlı olabilir. Fakat bunlar az ve dikkatli bir şekilde sürekli bir ödül programıyla birlikte kullanılmalıdır.
    Tutarlı olunuz. Zaman içerisinde iyi ve uygun davranışlara yanıt verme konusunda tutarlı olmayı başarmalısınız.
    Problemleri önceden farkediniz ve önlem alınız. Çocuğunuz için sıkıntılı olabilecek zamanları tahmin ederek uygun olmayan davranışı engelleyebilirsiniz.
    Yönergelerinizi açık ve net veriniz ve zaman sınırlaması koyunuz. Örneğin "yarım saat içerisinde odanı toparlamanı istiyorum." veya "yarım saat oturup kitap okumanı istiyorum" gibi...
    Eğer bu tür çocuklara ilgi ile, sabırla ve sevgiyle yaklaşılırsa ve çocuğun çabası (çok az bile olsa) fark edilirse çok güzel sonuçlar alınabilir ve problem ile başa çıkılınabilir.


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Dikkat Eksikliği,Dikkat Eksikliği Tedavisi,Dikkat Eksikliği Nasıl Giderilir,Dikkat Eksikli
  3. Hiperaktif çocuklar sahiden korkulacak çocuklarmıdır
  4. Hiperaktif çocuğa nasıl davranmalı,hiperaktif çocuğun eğitimi,hiperaktif çocuğun tedavisi
  5. Yaşa Bağlı Dikkat Eksikliği Slaytı - Yaşa Bağlı Dikkat Eksikliği ile ilgili PowerPoint Sun
  6. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) kişinin yaşına göre aşırı hareketlilik, dikkat azlığı ve isteklerini erteleyememe, sabredememe belirtileri ile seyreden bir bozukluktur.

    Bu bozukluk yedi yaşından önce başlamakta ve hareketlilik, dikkat dağınıklığı ve isteklerini erteleyememe veya sabırsızlık belirtileri birçok ortamda görülmektedir. Altı yaşındaki bir çocuk onbeş yaşındaki bir çocuktan daha hareketli, dikkati daha az ve daha sabırsızdır. Bu nedenle önemli olan kişinin yaşına göre veya yaşıtlarına göre beklenenin çok üstünde bir hareketliliğinin, dikkat dağınıklığının ve sabırsızlığının olmasıdır. Hareketlilik çok aşırı değilse okula başlayıncaya kadar önemsenmeyebilmektedir.
    DEHB olan bir çocuk hemen her ortamda sürekli koşturup durur, pek oturmaz, oturduğu zamanda elleri ayakları kıpır kıpır ve oturduğu yerden vucudu hareketsiz kalmaz.Uzun süre bir yerde oturamaz. Çoğu zaman yemek yerken bile oturmaz, dolaşarak yemek yer, televizyonu dolaşarak veya oturduğu yerde bazı hareketler yaparak seyreder. İlgisini çok fazla çekmeyen şeylere dikkatini verip izleyemez, konuşmaları dinleyemez, kendisine soru sorulduğunda veya konuşulduğunda dinlemez, baştansavma cevaplar verir, düzensiz ve dağınıktır, sürekli malzemelerini unutur, kaybeder, ayrıntılara dikkatini veremediğinden hatalar yapar, dikkati kolayca dağılır, yarım saatte yapılacak bir görevi saatlerce bitiremez. Sabırsızlığı nedeni ile sıra beklemesi gereken durumlarda bekleyemez, başkalarının sözünü keser, bir soru sorulduğunda soruyu tam dinlemeden cevap verir, bir ses duysa hemen fırlar.
    DEHB olan bir çocuk çoğunlukla okul çağına kadar aileler tarafından normal kabul edilmekte, biraz daha büyüyünce geçer diye düşünülmektedir.Çocuk okula başladıktan sonra diğer çocuklar gibi sırasında oturamamakta, sınıfta dolaşmakta, yazı yazmakta güçlükler çekmekte, başka şeylerle uğraşmakta, çok konuşmakta, öğretmenin veya arkadaşlarının sözünü kesmekte, tenefüslerde koşturup durmakta, arkadaşlarının oyunlarını bozmakta, onları rahatsız edici başka davranışlarda bulunmaktadır. Evde, verilen ödevleri yapmamakta veya anne babasının yardımı ile yarım saatlik bir ödevi saatlerce yapamamaktadır. Bir müddet sonra okuldaki uyumsuzluğu, derslerinde geri kalması, öğretmenin ve diğer velilerin şikayeti ve ailesini çok yorması gibi sonuçlardan sonra doktora getirilmektedir.
    Yapılan muayene sırasında elde edilen bulgular, bazı testler, ailenin ve öğretmenin verdiği bilgilere dayanılarak tanı konmaktadır. Öncelikle aile ve öğretmeni bu bozukluk konusunda aydınlatılmaktadır. Yaşına göre çocukda bu bozukluk hakkında bilgilendirilmekte ve kendisini nasıl kontrol edebileceği, toplum içinde, okulda nasıl daha uyumlu olabileceği öğretilmektedir. Ailenin, öğretmenin ve çocuğun bu sorun hakkında bilgilenmesi tedavide en önemli adımdır.Bu şekilde yeterli sonuç alınamadığında ise bunlara ilaveten bazı ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçlar belli bir süre çocuğun dikkatini arttırmakta ve hareketlerini azaltmaktadır.
    Böylece çocuk okulda ve diğer ortamlarda daha uyumlu olmakta ve ders başarısı artmaktadır. Bazı aileler bu ilaçların bağımlılık yapabileceğini veya başka zararlar verebileceğini düşünerek vermek istememektedirler. Kullanılan ilaçların bilinen bazı yan etkileri olmakla birlikte, bunlar önemli sayılabilecek yan etkiler değildir.Bağımlılk gibi bir yan etkileride yoktur.Ayrıca ilaç verirken çocuğun ve ailenin yaşadıkları, okul başarısı gibi durumlar düşünülerek, yani kar zararı hesabı yapılarak karar verilmelidir.İlaç almayanların alanlara göre çok daha fazla sorun yaşadıklarının bir çok araştırmayla ortaya konduğu bilinmelidir.
    DEHB bozukluğu yedi yaşından önce aşırı hareketlilik, dikkat azlığı, sabırsızlık gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ergenlik dönemine kadar devam eden, ergenlikten sonrada belirtiler azalmakla birlikte devam eden bir bozukluktur. Okul çağından sonra aile ve öğretmeninde işbirliği ile tedavi edilebilen bir bozukluktur. Tedavi edilmeyen çocuklarda okulda ve evde uyumsuzluk, okul başarısızlığı, davranış bozukluğu bazı kötü alışkanlıklar tedavi edilen çocuklara göre çok daha yüksek oranda görülmektedir.
    Bütün hastalıklarda olduğu gibi bu buzukluktada erken tanı ve tedavi gerkmektedir. Bu nedenle DEHB olduğundan şüphelenilen bir çocuğun biraz daha büyürse geçer diye düşünülerek bekletilmemesi, tanı için bir doktora götürülmesi gerekir.


    Dr. Mazlum Çöpür
    Çocuk - Ergen ve Yetişkin Psikiyatrisi Uzmanı



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  10. Çoğunlukla elleri ayakları kıpır kıpırdır ve oturduğu yerde kıpırdanıp durur.

    Çoğu zaman hareket halindedir ve bir motor tarafından sürülüyormuşçasına koşuşturur durur, yükseklere tırmanır.

    Oturması istendiğinde, oturduğu yerde bir müddet kalmakta güçlük çeker.

    Dikkati konu dışı uyaranlarla çabuk dağılır.

    Zihinsel çabayı gerektiren ders dinleme, ders çalışma, okuma ve yazma görevlerinden kaçar.

    Ödevlerde ve sınavlarda dikkatsizce hatalar yapar.

    Sabırsızdır, sırasını beklemekte güçlük geçer . Kendisiyle konuşulduğunda sanki dinlemiyormuş izlemini verir.

    Sakin ve gürültüsüz biçimde oynamakta zorluk çeker.

    Verilen yönerge ve ödevleri yapmakta zorlanır, bu işi tamamlamadan diğerine geçer.

    Çok konuşur, sık sık başkalarının sözünü keser ve lafa girer.

    Çabuk unutur, sık eşya kaybeder.

    Çoğu zaman sonuçlarını düşünmeden tehlikeli işlere girer.

    Son 25-30 yıldır Çocuk Psikiyatrisi kliniklerinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı popülaritesini korumaktadır.

    Tarihsel süreç içinde minimal beyin disfonksiyonu, hiperkinezi, hiperkinetik sendromu ve hiperaktiviteli dikkat eksikliği sendromu gibi farklı isimlerler ele alınmış, son sınıflama sisteminde ise dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olarak tanımlanmıştır. DEHB tanımı ile yukarıda sayılan tanımlar arasında belirgin farklılıkların olduğu bir gerçektir. Günümüzde DEHB alt tipleri tarif edilerek tanısal yaklaşım sınırları genişletilmiştir.

    DEHB çocuklu çağının en önemli psikiyatrik sorunlarının başında gelir. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren yönleriyle ve geniş anlamıyla bir eğitim ve öğretim sorunudur. Sorunun erken teşhisinde tedaviden elde edilen sonuçların yüz güldürücü olması hiperaktivitenin sağlık ve eğitim alanında çalışanlar tarafından mutlak bilinmesi gerekli konular arasında yer alması gerçeğini göstermektedir.

    Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve impulsivite olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti kümesinden oluşur.

    Aşırı Hareket(Hiperaktivite)

    Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB’da ise çocuğun hareketliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Sakin bir şeklide oynamayı beceremez, bir süre sakin bir şekilde oturamazlar. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamaz, dolayısıyla derslerini uygun mekanlarda çalışamazlar.

    Dikkat Eksikliği

    Çocukta dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne /babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.

    Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemeyle uğraşır, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler. (derste konuşma, arkadaşlarına laf atma ve garip asker çıkarma gibi).

    Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda kelime uydurmalarına rastlanabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık eşya kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler. Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı okumanın yanında hikaye ve roman türü kitapları okumaya karşı da isteksizdirler.

    Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar eklenir. Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler. Test sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula başladığı yıllarda sınav kağıdını öncelikle vermeyi marifet sayarlar. Sonunda bilgileri ve bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.

    Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3.ve 4.sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır.

    Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

    Dürtüsellik(İmpulsivite)

    Sonunu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite, bu çocukların uyumlarını bozan en ciddi belirti kümesidir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemekte güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlemeleri tipik özellikleridir. Sonuçta kendisi ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zorlukları davranış sorunlarının ilk habercileri gibidir. Yaşıtlarıyla birlikte olduklarında olaylara aşırı tepki vermeleri ve fiil ve sözle arkadaşlarını rahatsız etmeleri nedeniyle toplum içinde istenmeyen adam ilan edilirler.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Alt Tipler

    Önceleri dikkat eksikliği hiperaktivite tablosunun aynı yoğunlukta bulundukları düşünülürdü. Oysa şimdi DEHB’nun farklı alt tipleri tariflenerek tanısal yaklaşımlar yeniden düzenlenmiştir.

    Dikkat eksikliği hiperaktivite BİLEŞİK TİP

    Klasik anlamda DEHB dendiğinde anlaşılan bileşik tiptir. Dikkat eksikliği belirtilerinin yanında hiperaktivite belirtileri de bulunmaktadır.

    Dikkat eksikliği hiperaktivite HİPERAKTİVİTE ve İMPULSİVİTENİN ÖNDE GELDİĞİ TİP

    Hiperaktivite ve impulsivite belirtileri belirgin iken eksikliği belirtileri daha az gözlenir. Genellikle ders başarıları kötü değildir, ancak bulundukları ortamda hiperakitvite ve impulsiviteleri nedeniyle uyum sorunu yaşarlar.

    Dikkat eksikliği hiperaktivite DİKKATSİZLİĞİN ÖNDE GELDİĞİ TİP

    Dikkat eksikliği belirtileri belirgin iken hiperakitvite ve impulsivite belirtileri daha az gözlenir. Genellikle ders başarıları iyi değildir, ancak hiperakitvite ve impulsiviteleri belirgin olmadığından uyum sorunu yaşamazlar.

    Görülme Yaşı, Cinsler Arası Fark ve Görülme Sıklığı

    Belirtilerin 7 yaşından önce başlaması gerekir. Genellikle 4-5 yaşlarında belirtiler belirgin hale gelir. Ancak bir kısmı bebekliklerinden itibaren huysuzlukları az uyumaları ve az yemeleri ile dikkat çekerler. Okul döneminin başlamasıyla dikkat eksikliğine bağlı öğrenme sorunlarının gündeme gelmesi ve arkadaşlarla olan sorunları aileyi tedirgin etmeye başlar. Ergenlik döneminde ise okul başarısızlığı yanında davranış sorunları ve aileye karşı gelişen tutumlar gözlenir. Ergenlikte aşırı hareketsizlik azalır ve yerine çabuk sıkılma ve dikkat kusuru belirgin olur.

    Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlanır. Erkek çocuklarda genellikle hiperaktivite ve impulsivite belirtileri ön planda iken, kız çocuklarında daha çok dikkat eksikliği belirgindir. DEHB her kültür ve toplumda görülen bir bozukluktur. Toplumda görülme sıklığı farklı araştırmalarda farklı sonuçlar elde edilmesine karşın yaklaşık %5-6 gibidir.

    DEHB'na Eşlik Eden Diğer Psikiyatrik Sorunlar

    DEHB çocuklarda karşı gelme bozukluğu ve davranım bozukluğu ile birlikte görülebilir. Ayrıca, özel öğrenme güçlüğü sıklığı bu çocuklarda daha fazladır. Özel öğrenme güçlüğü ile birlikte görüldüğünde ders başarısızlığı çok daha belirgin hale gelir.

    DEHB'na Eşlik Eden Diğer Psikiyatrik Sorunlar ve Nedenleri

    Son 15-20 yılda yapılan araştırmalar DEHB’nun organik kökenli olduğu görüşünü hakim kılmıştır. Yeni araştırmalar beyin glikoz metabolizmasındaki bozukluklar üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu çocukların özgeçmişlerinde hamilelikte ilaca maruz kalma ve intra uterin infeksiyonlar, zor doğum, düşük doğum ağırlığı,geçirilmiş M.S.S infeksiyonları dikkat çekmiştir. Bozukluğun genetik geçişi üzerinde durulmuş ve bu çocukların 1.dereceden akrabalarında DEHB oranı daha yüksek bulunmuştur. Kaotik alie yapısında yetişen ve ağır ihmal ve tacize maruz kalan çocuklarda da DEHB belirtileri gözlenebilmektedir.

    Ülkemizde Hiperaktivite

    Batı toplumlarında ve özellikle A.B.D’de DEHB tanısının fazlaca konduğu tartışmaları sürerken, maalesef ülkemizde Çocuk Psikiyatristi sayındaki yetersizlik bu çocuklardan önemli bir kısmının zamanında gerekli tedavi programına alınmasını engellemektedir. Toplumumuzdaki hiperaktivite konusunda yanlış ve eksik bilgilerin tedaviyi engelleyici veya geciktirici bir yanı vardır. Halk arasında DEHB belirtileri yanlış bir şekildi üstün zekalı olma, şımarıklık, terbiyesizlik, tembellik ve huysuzluk gibi terimlerle izah edilmeye çalışılır. Dolasıyla belirtileri görmezlikten gelmeden, şiddet uygulamaya kadar geniş bir yelpazede çözüm aranır. Belirtileri bu sorunun yansımaları olarak görmek yerine suçlu aramak ve sonunda çocuğu cezalandırmak aslında en büyük çözümsüzlüğü üretmek demektir.

    Anne/babaların sürekli birbirlerini suçlayarak, ‘adeta sorunun nedeni ben değilim’ mesajını vermeye çalışmaları, ev içindeki huzuru bozarak çocuğa ulaşmamızı daha da güçleştirir. Başta eğitimciler olmak üzere çocukla ilgili her kesimin DEHB hakkında temel bilgilere sahip olması gerekir. Toplumda yaygınlığı hiç de azımsanmayacak oranda olan bu sağlık ve eğitim sorunun erken teşhisi anne-baba-çocuk üçgeninde oluşacak yanlış tutumların en aza indirilmesini sağlar.

    Tedavi

    Tedavinin ilk şartı, aile okul ve hekim arasında sıkı işbirliğidir. Çünkü DEHB evde olduğu kadar okulda da sorun yaşanmasına neden olur. Öğrenmeyle ilgili sorunlar yanında arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve kurallara uyma güçlüğü aile ve okulun ortak ve sağlıklı yaklaşımlarıyla aşılabilir.

    Öncelikle ailenin hiperaktivite hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Çünkü çocukta var olan sorunların nedenlerini başka yerlerde aramak, çözüm üretmeyi engellediği gibi, telafisi mümkün olmayan yanlış yaklaşımlar sergilenmesine neden olacaktır. Çocukla olan ilişkimizi düzenleyebilmek için DEHB belirtilerini yanlış yorumlamamak gerekir. Çocuğun davranışlarını ya da derslerle ilgili zorluğunu yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlayan anne-babalar çocukla ilişkilerinin bozacak derecede sürekli ceza verme eğilimindedirler. Oysa bu çocukların cezalardan pek anlamadıkları kısa süre içinde görülecektir. Tedavide çocukla yeniden sağlıklı ilişki kurabilmenin yolları aranır. Ailenin çocuğa yönelik tutumları gözden geçirilerek yanlışlar ayıklanmaya çalışılır.

    DEHB’nun tedavisinde ilaçlar önemli yer tutarlar. Dikkat arttırmaya ve davranışların kontrol edilmesine yönelik ilaç tedavisi uzun yıllardır kullanılmaktadır. Stimülanların bulunmasıyla ilaç tedavisinde ciddi gelişmeler olmuştur. Günümüzde DEHB’nun tedavisinde Metylfenidat, dextroamfetamin ve pemolin gibi stimülanların yanında bazı antidepresan ve karbamezapin’den yarar görüldüğü bilinmektedir. Medikal tedaviden elde edilen sonuçlar çocuğun yaşı, zeka düzeyi, ailenin tedaviye uyumu ve sebatı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Stimülanların devreye girmesiyle tedaviden elde edilen başarı oranı oldukça artmıştır. Stimülanlar; tedavideki başarıları yanındı, güvenilir ilaç olmaları, çocuklarda bağımlılık yapmamaları ve yan etkilerinin az olması nedeniyle tercih edilirler.

    Ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanımı konusundaki yanlış bilgilenmeler DEHB olan çocukların gerektiğinde ilaç kullanmalarını da engellemektedir. Ailenin yan etkilerden korkarak ilaç reddetmesi, tedaviyi geciktirmekte ve sonradan geri dönüşümü olmayan sonuçlar doğurabilmektedir.

    Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda özel eğitim programlarının uygulanması gerekebilir. Kalabalık sınıflarda dikkatlerinin dağılması nedeniyle öğrenemeyen çocuklara bireysel eğitim öğrenemeyen çocuklara bireysel eğitim desteği verilmelidir. Olumsuz davranışların düzeltilmesi ve yerine olumlu davranışların konulması için çeşitli destekleyici ve davranışçı tedavi teknikleri uygulanabilir.


 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri