Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

İzmarit Balığı TANIYALIM "Tanıyalım" dedik , ama baktık ki aslında belki de en çok yakaladığımız , pek çok amatörün ilk yakaladığı balık olan izmarit ve
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    İzmarit Balığı, İzmarit Balığı nasıl avlanır

    Sponsorlu Bağlantılar




    İzmarit Balığı
    TANIYALIM "Tanıyalım" dedik, ama baktık ki aslında belki de en çok yakaladığımız, pek çok amatörün ilk yakaladığı balık olan izmarit ve yurdumuz sularındaki türleri hakkında büyük bir karışıklık var, meğerse biz izmarit balığını o kadar da iyi tanımıyormuşuz. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden araştırma görevlisi Sn. Akın İlkyaz'ın akademik yardımı ile şimdilik çözdük, bu UNESCO tarafından kabul edilen sistematik; ancak bu konuda yani izmarit balığının sistematiği, sonradan tekrar değişiklikler olmuş. Bu artık bizi o kadar ilgilendirmiyor, biz amatör balıkçı ruhu ile bildiğimiz izmaritin peşindeyiz geri kalanı bilim adamları çözer. Bakalım artık bizim izmarit ve diğer türleri hakkında neler biliyoruz.

    İzmarit balığı

    Bilimsel adı Spicara smaris'dir. Tüm Centracanthidae familyasının sularımızda en çok bilinen ve amatörlerce en fazla avlanan türüdür. Neredeyse bütün bir familya onun adı ile özdeşleşmiş ve tanınmıştır. Bu sayfaya da adını verdiğimiz bu balığı altta biraz daha ayrıntılı olarak tanıyacağız.

    İstrangilos

    Bilimsel adı Spicara flexuosa'dır. Menekşe izmarit balığı olarak da bilinir. İzmaritin yakın akrabasıdır. Yurdumuzdaki tüm denizlerde bulunur, sayı olarak izmaritten daha azdır; Marmara'da oldukça azalmıştır. Vücudu izmarite göre daha tombul torpil gibidir; tüm vücudu pularla kaplıdır. Sırtı kahverengi yanları ve karnı beyazdır. Üreme dönemlerinde her iki yanında lacivert şerit şeklinde benekler belirir. Her iki yanında sırtına doğru birer siyah leke bulunur. Kafası ufak, ağzı küçük ve körüklü, gözleri iricedir. Tek sırt yüzgeci dikenli olmakla beraber izmaritinki kadar sert ve tehlikeli değildir, ensesinden kuyruğa kadar uzanır. Kuyruk yüzgeci çatallı, tek anal yüzgeci uzuncadır. Yerel balıklardan olmakla beraber özellikle Marmara'da yaşayan bazı sürüler baharda kanalı ve boğazı takiben Karadenize çıkar, sonbaharda geri döner. Başlıca gıdası planktonlar, balık yumurtaları ve bitkilerdir. Kumluk çamurlu diplerde, bazen kayalık yosunlu yerlerde gezerek yem arar. Yurdumuzdaki tüm sularda bulunur. Ortalama ömrü 12 yıl kadardır. Erkekler üç, dişiler iki yaşını doldurunca cinsel olgunluğa erişir. Yumurta dökümü ilkbaharda, Nisan Mayıs aylarında olur. Bir dişi yaklaşık 60.0000 yumurta döker, yumurtalar pelajiktir. Boyu ortalama 14 santimdir çok nadir olarak 20 santimlikleri görülür. Avcılığı izmarit ile aynıdır. Eti beyaz ve lezzetllidir. Tavası, tuzlaması yapılır. Ekonomik değeri fazla değildir.

    Beyazgöz balığı

    Bilimsel adı Spicara maena'dır. Zaman zaman melane adı ile de anılır. İzmarite oranla daha iri bir balıktır. Vücudu genişçe ve tombuldur. Vücudu pullarla kaplıdır. Tüm yüzgeçleri gayet iyi gelişmiş, diğer akrabaları ile aynı özelliklerdedir. Kafası ve gözleri iridir. Ağzı körüklüdür, pek büyük sayılmaz. Rengi izmaritten daha açıktır yeşilimsi bir görünüm verir. Her iki yanında birer siyah benek bulunur. Yaş** hikayesi, üreme zamanı izmarite benzer. Ömürleri 10-12 yıl, ortamala boyları 20 santim kadardır. Bazılarında çift cinsiyetlilik görülür. Yurdumuzdaki tüm sularda bulunur. Sayıca azdır seyrek yakalanır. Başlıca gıdası planktonlar, midye, balık yumurtaları, kurtlar ve yosunlardır. Avcılığı izmaritte olduğu gibidir; yalnız beyazgöz'ün vuruşu daha serttir ve çekilirken daha fazla direnç gösterir. Ekonomik değeri yoktur denebilir.

    İzmarit, ülkemizde bu şekilde tanınan balık yabancı dillerde picarel (Ing., Fra.), Caramel (İsp.), Smarida (Rus.), marida (Yun.) gibi isimlerle bilinir. Yurdumuzda bazen, irilerine kanal izmariti, pabuç; ufaklarına kancur denir. Vücudu iyi işlemiş pullarla kaplı, yanlardan basık uzuncadır. Ağzı büyük ve körüklüdür. Kafası ve gözleri normaldir. Sırtı kahverengi, yanları beyazdır. Her iki yanında birer siyah benek bulunur. Kuyruk ve sırt yüzgecinde parlak minik benekler bulunur. Sırt yüzgeci tek parça, ensesinden kuyruğa kadar uzanır. Sert dikenler taşıyan bu sırt yüzgeci balığı oltadan almak için dikkatsiz davranılırsa ele batarak kırılır ve içerde kalır. Tecrübeyle söyleyebilirm ki, uzun süre o anı hatırlayacak kadar acı ve sıkıntı verecektir. Ete saplanıp kalan dikeni ya siz bulup çıkartacaksınız ya da uzun süre acı ve rahatsızlığa dayanarak vücudun atmasını bekleyeceksiniz. Benim başıma ikisi de geldi, ikincisinde yaklaşık on günde kendi kendine ucu dışarı çıkınca cımbızla çekip çıkartarak kurtuldum. Sırt yüzgecini savunma aracı olarak kullanmayı bilen izmarit yakalanınca oltada çırpınırken yüzgecini de açar. Bu şekilde balığı yakalayıp çıkartmak oldukça zordur. Ben sırttan yavaşca uzanıp enseden sıvazlayarak sırt yüzgecini kapatıp tutmayı tercih ediyorum. Karın kısmından yakalamak da bir yöntem olabilir. Tüm yüzgeçleri vücuduna oranla iyi gelişmiştir.
    Ortalama boyları 15 -20 santim arasıdır. 20 santimlikler iri sayılır. Başlıca gıdası planktonlar, midye, balık yumurtaları, kurtlar ve yosunlardır. Erkekleri dişilere oranla biraz daha iridir. Yumurta dökümü ilkbahara denk gelir genelde Nisan Mayıs ayları yumurta aylarıdır. Üreme dönemlerinde her iki yanında lacivert şerit şeklinde benekler belirir. Bir yetişkin dişi 60-70.000 yumurta dökebilir. Yumurta dökümü dipte olduğu halde pelajik olan yumurtalar orta sularda gelişir ve açılırlar. Ömürleri 10-12 yıl kadardır erkekler üç, dişiler iki yaşında cinsel olgunluğa erişir.
    Eti beyaz ve lezzetlidir. Kalın olan derisi bazen çıkartılarak tavası yapılır. Bunun için kafasını kesip, balığı temizledikten sonra, sırt yüzgeci keskin bir bıçakla derinin de bir kısmı alınarak kesilir. Bıçağın ucu ile sırt tarafından kaldırılan deri baş parmakla bıçak arasına sıkıştırılarak kuyruğa doğru çekilip kolayca alınır. Tulum çıkartılan balık kızartılır. Ancak tüm kalın derili balıklar gibi deri altı yağ tabakası ile kaplıdır ve deri yüzülünce bu tabakanın bir kısmı kaybolur, balığın lezzeti azalır. Diğer yol da balığın derisini yüzmeden sadece temizleyip pullarını kazıdıktan sonra tava yapmaktır. Ben her ikisini de denedim pulları soyulup tulum çıkartılmadan kızartılan balık daha lezzetli diyebilirim. Bir de izmaritin meşhur (özür dilerim) boklu kebabı vardır. Hiç temizlenmeden bütün olarak mangal üstüne alınan izmarit piştikten sonra derisi yüzülüp iç organları temizlenir eti ayıklanar, üzerine limon sıkılarak servis yapılır. Bu da hakikaten çok lezzetlidir.
    NERELERDE BULUNUR
    İzmarit ve burada anlatılan akrabaları, yurdumuzdaki tüm sularda bulunurlar. Genelde kışı derin sularda veya kanalda geçiriler. Bu arada 120 metre derinliklere kadar indikleri olur. Baharda Marmara denizinde boğaz civarında kışlayan bazı sürüler kanalı ve İstanbul boğazını takiben Karadenize çıkar, sonbaharda aynı yolla Marmaraya dönerler. Yazlı kıyılara sokulurlar. Çoğu zaman su üstünden bakınca görülecek kadar sığlıklarda gezen izmarit bu alışkanlığı ile pek çok amatörün balıkçılığa başlamasında önemli rol oynamıştır denebilir. Genellikle kumlu, çamurlu diplerde gezinir ve yemlenirler. Korunma ve yemlenme amaçlı olarak kayalık, yosunluk alanların etrafında veya içinde de dolaşırlar. Üreme dönemleri hariç sürüler halindedirler, birlikte gezer ve yemlenirler. Yani balık bulundu mu aynı yerde uzun süre av verir. Bol av veren bir yer her zaman çok bol olmasada devamlı olarak izmarit yakalanabilecek bir yer olarak belirlenmeli kerterizi alınmalıdır.
    AVLAYALIM
    Evet, gelelim izmarit avına. İzmaritin avcılığı çok zevklidir. Kurnaz ve çok hareketli olduğundan oltay vuruşu, çekerken gösterdiği direnç amatöre hoşça vakit geçirtir.
    İzmarit'in başlıca yemi midyedir. Bundan başka karides parçası, sülünes, akyem olan balıkların sırt tarafından alınacak et parçası bu et parçası derisi ile kullanılabileceği gibi derisi soyulursa daha iyi sonuç verir. Balık bu yine de yeme nazlı vurur. Çok uyanık ve çevik olan izmarit oltaya vurduğunda sülünez, karides ve balık etini kolay alamaz, ama midyeyi çok kolay alır. Bunu önlemek için toplanan midyeler bir bıçakla açılarak gazete veya tülbent üzerine dizilir, çok hafifçe tuzlanan midyeler gazete kağıdı da hafifçe rutubetlendirildikten sonra sarılarak buz dolabında veya serin bir yerde muhafaza edilirse suyunu kaybeder ve yapış yapış bir hal alır. Fazlaca midye varsa yeteri kadar porsiyonlar ayrı ayrı hazırlanır ve buzlukta saklanırsa uzun süre el altında hazır yem var demektir. Bu durumdaki midye iğneye bir kere saplanır iğne sapına sarılarak tekrar gerekirse bir kaç kez saplanır, sarkan uzun parça kalmamasına dikkat edilmelidir. İğne ucu da hemen ele takılacak kadar uçta ama örtülü kalmalıdır. Eskiler minik minik midyeleri tek tek açıp tek tek takmayı tavsiye eder; ama bu işlem ömür törpüsüdür, çok eskiden denemiştim. Büyük midyeleri yukarıdaki yöntemle kurutup bıçakla keserek kullanmayı tercih ederim ve bir verim azlığı problemi görmüyorum. İlla küçük midye kullanacağın derseniz kıyıda yakacağınız bir ateş üzerine konacak saç üzerine dizilen mucur midyeler ısınıp açılınca ateşten alınıp eti kabuktan sıyrılır kullanılır. Bu şekilde ısınırken su kaybeden midye eti de güzel yem olur. BU İŞLEMİ KIYIDA YAPACAKSANIZ YAKTIĞINIZ ATEŞİN CEVRE KİRLENMESİNE NEDEN OLMAMASINA DİKKAT EDİN. Yem olarak karides kullanılıyorsa kabuğu soyulan karides eti iğneye uygun boyda kesilerek takılır, sülünes de aynı yöntemle kullanılır. Ben kullanmadım ama tavuk etinin de yem olarak kullanıldığında izmarit avında çok başarılı olduğu söylenir. Özellikle daha sertçe ve beyaz olan göğüs kısmından alınacak parçalar izmarite yem olarak kullanılabilir.
    İzmarit gece oltaya vurmaz, güneş battıktan sonra av kesilir.
    Amatör açısından yemli avcılığı makbul olan izmariti avlamanın yolu tek ama takımları farklıdır.
    a. Üç köstekli takım
    b. İzmarit çaparisi
    c. Savurma takım
    d. Telli beden
    a. Üç köstekli takım
    Üç köstekli olarak adlandırdığımız bu takım aslında Olta takımları ve uygulamaları sayfasındaki sarkıtmalarbahsinde anlatılan takımlardandır. Yani yandaki resimde görülen her iki takım da kullanılabilir. Daha yaygın kullanılanı birincisidir. Ancak balık hep alttaki iğnelere çıkıyor üstteki iğne boş kalıyor ise ikinci takımda denenerek tüm iğnelerin dolması sağlanabilir. Dikkat edilmesi gereken mavrukanın altındai kösteğin kısa yapılması dibe değmeden dibin 1 santim kadar üzerinde durmasının sağlanmasıdır. Çeşitli durumlarda takımda yapılabilecek değişiklikler ve takımı kullanma tekniklerine yukarıdaki linkten ulaşılabillir, ancak izmarit avında fazla komplike olaylarla pek karşılaşılmaz. Takımın yapılışına gelince olta 040 veya 035, 025-030, köstekler 020 misinadan yapılır. Köstek boyları 10-12 santimdir. İğneler 9 daha iyisi 10 numara, siyah olmalıdır. İğne ne kadar küçükse takım o kadar avcı olacaktır. İskandil sulara derinliğe göre 80-150 gıram arasında değişir. Oltanın ucuna eklenen 1 santimlik hatta daha ufak bir fırdöndüye beden bağlandıktan sonra takım hazırdır.
    İzmarite uygun yemle yukarıda anlatıldığı gibi yemlenen takım, dibe indirilir iskandil dibe değince durulur hafifçe gergin (apiko) tutulan takım hareket ettirilmeden balığın vurması beklenir. İzmarit çok hareketli ve sert bir balıktır yeme sertçe vurur, bu vuruşta ya iğneyi de yutar ya yemi alır. Bazen de her ikisi de olmaz tekrar vurarak yemi almaya çalışır. Genelde vuruşların yarısından fazlasında yakalanmaz, ama o vuruşlar amatöre büyük heyecan verir. Vuruşu hissettiğinizde hafifçe tasmalayarak eğer iğne balığın ağzına girdiyse oturmasını sağlayabilirsiniz. Balık ilk vuruşta yakalandıysa ve yukarı doğru fırlarsa bir an için olta boşa çıkmış gibi olur, yine de hafifçe tasmalamakta yarar vardır. İlk balık yakalandıktan sonra çekmeyip beklerseniz ya yakalananı da kaybedersiniz ya da diğer iğnelere de balık dolar. Oltada olan izmarit fazla çırpınır veya siz diğer balıklar için sertçe tasmalarsanız körüklü ağzı yırtılarak kaçabilir. Yakalanan balıkları çekerken de buna dikkat etmeli hızla çekerek körüklü ağızlarının yırtılmasına ve kaçmalarına izin verilmemelidir. Bu takım sandaldan veya iskele, duba üstünden veya yüksek kıyılardan kullanılabilir. El oltası olarak düzenlenebileceği gibi makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenebilir. Kıyıdan (köprü, iskele üstü gibi) kullanımında makinalı kamışlı olarak düzenlenmesi kullanımında büyük kolaylık getirir.

    İzmaritin bu ve diğer takımlarla avlanmasında eğer avcılık sandaldan yapılıyor ise sandal alargaya bırakılmamalı, demir atılarak sabitlenmelidir. Tonoza almaya gerek yoktur tek demir yeterli olur, demir ipi üzerinde gezinmenin bir zararı olmaz.
    b. İzmarit çaparisi
    Yukarıda anlatılan üç köstekli yemli takımın 15-25 iğneli olanıdır. Kullanımı zordur. Alışık ve teknesi hazır olmayan için ise ömür törpüsüdür. Yukarıdaki gibi hazırlanan takımda köstek kalınlıkları aynı kalırken beden ve olta birer numara büyütülebilir. Takımı kullanmak için sandala ikisi öne karşılıklı ikisi arkada karşılıklı olmak üzere 4 direk dikilir. Yemli çapari bedeni atılırken ve toplanırken bu direkler üzerine dizilecektir. Mümkün ise bir de yardımcı gerekir ki toplama, yemlemelerde çok vakit kaybedilmesin. Ayrıca çapari bedenininde en az iki tane hatta daha fazla olacak şekilde hazırlanması gerekir. Avda normalde iki beden kullanılır, biri suda avlanırken diğeri sandalda direkler üzerinde yemlenip hazırlanacaktır. Bedenin olta tarafına yapılan kafa ve oltaya bağlanan kopçalı fırdöndü ile bir beden kolayca çıkartılıp diğeri bağlanabilecektir. Sudaki takım çekilip fırdöndü ele geldiğinde fırdöndü bedenden ayrılıp diğer bedene bağlanır ve ikinci takım suya indrilir çekilen takım da boşalan direklere serilerek balıkları ayıklanır, bedene dolaşan köstekler düzeltir ve yemlenir. Bu işleri yardımcı yapar.
    Takımın kullanılışı da üç köstekli takıma benzer ama bu takımda genelde tasmalama yapılmaz beklenir. Oltadaki çırpınmaların artması balık miktarının da arttığını gösterir ve yeteri kadar olduğuna inanılıyorsa takım toplanır. Yukarıda anlatıldığı şekilde genelde el oltası olarak düzenlense de 15-20 iğneli yapıp, iki ayrı kamışlı takım hazırlayıp sandala direk dikmeden veya tek ya da iki direkle işi çözmek mümkündür. Takımın biri kullanılırken diğerini kamışla sandalda bırakılıp balıkların temizlenmesi ve yemlenmesi sağlanır. Bu şekilde düzenleme hem karışma riskini azaltacaktır hem de kullanım kolaylığı getirecektir. Yardımcı gene gerekir.
    c. Savurma takım
    Aslında izmarit avında kullanılan takımlar hemen hemen hep aynı. Bu takımda yukadıda anlatılan üç köstekli takımın ya aynısı veya iki köstekli olanıdır. Farkı yukarıdaki takım sarkıtma olarak kullanılırken bu takım kıyıdan savurma olarak kullanılır. Düzenlenmesi ve yemlenmesi aynı şekildedir. Tek fark kösteklerin daha uzun tutulması gerektiğidir. Bunun nedeni hem takım hafif iskandille dibe inerken, hem de çekilirken boş kalan köstekteki yemin sallanarak balığı kıskandırmasının amaçlanmasıdır. Ağrılığı daha az seçilebilir derinliğe göre 40-50 gıram yeterli olur. Kıyıdan savrularak atılan takım dibe indikten sonra balık varsa vurur ve yakalanır. Taşlık kayalık yerlerde kullanılmaması uygun olur zaten bu tür yerler savurma takmlarına uygun yerler değillerdir. El oltası olarak düzenlenebileceği gibi doğru olanı makinalı kamışlı olarak düzenlemektir.

    d. Telli beden
    Diğer uygulamalardan tek farklı olan yöntem budur. Bu da yine yazın iskele, köprü gibi yerlerden veya sandaldan avlanmakta kullanılan eski moda bir takımdır. Şimdi pek yaygın olarak kullanılmamakla beraber balığın olduğu zamanlarda çoğunlukla iki kösteğin de dolu çıkması normaldir. Takımın yapılışı kırlangıç bahsinde anlatılan terazi beden gibidir. 050-070 kalınlığında, 50-60 santim boyunda çelik galvaniz telin hem ortasına hem de her iki ucuna halkalar yapılır. Ortadaki halkaya olta ve 80-100 gramlık iskandil, uçlardaki halkalara da 35-40 santim boyunda köstekler bağlanır. 040 olta ipine kopçalı fırdöndü yardımı ile tutturulan beden yemlendikten sonra yavaşça indirilir. Dip bulunduktan sonra köstek boyu kadar kaldırılarak yemleri balıkların görmesi sağlanır. Özellikle akıtılı yerlerde çatal köstek uygulaması gibi çalışır ve oldukça verimli olur. Balığın dibe yakın ve ne yapılırsa yapılsın tek tek çıktığı durumlarda tel beden ikişer ikişer balığı alır. İndirirken karışmamasına dikkat etmek gerekir bu nedenle daha çok el oltası olarak düzenlenmelidir.
    İzmarit yukarıda anlatıldığı gibi zevkli avcılığı, lezzetli eti ile amatörlerin paşinde oldukları balıklardandır. Amatör oltacılık uygulamaları dışında uzatma, fanyalı, manyat ağları ile de yakalanır ancak ticari olarak bu ağlarla yakalanması hedeflenen balıklardan değildir, başka balıklara atılan ağlara çıkar. Hemen hemen her mevsim av vermesi nedeni ile de yem balığı olarak geniş kullanım alanı vardır. Lüfer, kırlangıç gibi balıklara sıkça yem yapılır. Bırakma takımlarda canlı yem olarak kullanılır. Yem olarak kullanılacak izmaritin pulları temizlenmelidir. Oltacılıktan başka uzatma, manyat, çevirme ağları ile yakalanıyor olsa da izmaritin ekonomik değeri yüksek değildir. Ticari olarak pek seyrek bulunur. Tava, haşlama, tuzlama olarak tüketilir.



    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. İstavrit Balığı, istavrit Balığı nasıl avlanır
  3. Çipura Balığı, Çipura Balığı nasıl avlanır
  4. Lüfer Balığı, Lüfer Balığı nasıl avlanır
  5. Ceylan (TOMBAK) Balığı, Ceylan Balığı nasıl avlanır
  6. Karagöz balığı, Karagöz balığı nasıl avlanır
  7. Paylaş Facebook Twitter Google


  8. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri