Hoşgeldiniz. Unutmayın, çok istiyorsanız mutlaka bir yolu vardır.!

Anne Baba Sevgi si Havaların yavaş yavaş ısınmasıyla , köylerimizde , kasabalarımızda k oyun sürülerinin içinde , o şirin minicik kuzular melemeye başlarlar. Küçük buzağılar
  • 5 üzerinden 5.00   |  Oy Veren: 10      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Anne Baba Sevgisi - Merhamet Yazısı

    Sponsorlu Bağlantılar




    Anne Baba Sevgisi

    Havaların yavaş yavaş ısınmasıyla, köylerimizde, kasabalarımızda koyun sürülerinin içinde, o şirin minicik kuzular melemeye başlarlar. Küçük buzağılar annelerinin peşinde hoplayıp zıplayarak, baharın müjdecisi olarak, gözlerimize takılırlar.Tavuk kümeslerinde civcivler, sarı kartopları gibi oradan oraya koşuşmaya başlarlar. Kısacası yeni hayatlar, ilkbahara merhaba der.
    Bütün bu yavrular gözümün önünde canlanınca, ister istemez insan yavrusunu, çocuklarımızı düşündüm. Ne sıkıntılarla bir kadının anne olduğunu, dünyaya geldikten sonra, yeni hayata uyum sağlaması, anne sütünün yetersiz olduğu zamanlarda, ek gıdalarla beslemenin sıkıntıları, gözlerimin önünden film şeridi gibi akmaya başladı. İnsan yavrusunun, diğer canlılardan farkı, dünyaya geldikten sonra da, kendi başının çaresine bakacak hale gelmesi için, en az iki üç yıl daha geçmesi gerektiğiydi. Bir çocuğun annesine bağımlı olmadan, yemek yeyip, üzerini giyinip çıkarması için, en az dört beş yaşına gelmesi gerekir. Kısaca, diğer bütün canlılar, doğduktan kısa bir süre sonra hoplamaya başlamalarına rağmen, insan yavrusu başlı başına hareket edip, yaşamak için, daha uzunca bir süre kendine hizmet ettiriyor.
    Genelde de bu görev, çalışsa da çalışmasa da analara düşer. Ev hanımı olan annelerin hayatı, tamamen çocukları ve eşleri üzerine kurulmuştur.Yıkar, temizler,alır, taşır, getirir ve bu kısır döngü içinde, bir de bakarlar ki çocuklar büyümüş, kendileri yaşlanmaya başlamış.Çalışanların daha telaşlı ve hızlı bir marotonları vardır. Yemek, ütü, temizlik, tatil günleri yapılacak, çocuklar büyüyüp, kendi kendilerini idare edene kadar, onları baktıracak aile büyükleri, onlar yoksa bakıcı ayarlanacak. Böylece yıllar birbirini kovalayarak, bir, iki, üç, ya da sayıları daha fazla çocuklar büyütülecek . Bir de bakacaklar ki aynadaki görüntüler değişmiş. Ak düşmüş saçlar, çökmüş avurtlar…Bu arada, oğullar kızlar evlendirilecek, gelinler damatlar katılacak aileye.Eskiden olduğu gibi geniş aileler pek kalmadı.Gençler, hayatımızı yaşamalıyız diye ayrı evlerde, daha özgür yaşamanın sevdasında.Aslında yaşını almış ana babalar da, daha huzurluyuz diye, kendi evlerinde yaşamayı tercih ediyorlar.
    Eşler beraberken, birbirlerine can yoldaşı olurlar. Birinden biri bu dünyadan ayrılınca, yalnız kalan, ilgiye ve sevgiye muhtaç hale gelir. Sıkıntı da o noktada başlar. Evlatlar kendi hayatlarını yaşamanın telaşında, gereken ihtimamı göstermezse, o ana ya da baba için, sıkıntılı günler başlar. Çocuklar, akılları onlarda kalmasın diye, anne babalarının onlarla oturmasını isteyebilirler, doğal olarak. Anne veya baba da, yıllarca kurulu olan belli düzenlerini, bozup
    çocuklarının yanına gitmek istemezler. Böyle durumda en iyisi, onların en çok nasıl yaşamak istediklerini öğrenip, mutlu olacakları şekilde yaşamalarına saygı göstermek. Her evlat kendi anne babasını tanır. Kendi evlerinde mi daha mutlu olacaklar, yoksa çocuklarıyla mı daha huzurlu yaşayacaklar.
    Cennet anaların ayakları altındadır, yani onların rızasını kazanmaktadır, diye boşuna söylenmemiş .Bir ana baba, bir çok çocuğa bakmış da, bir sürü çocuk bir ana babaya bakamamış. Bir hadisi şerifte, yüce Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
    -Her kim ki ana ya da babasından birinin, ya da ikisinin birden yaşlılığına erişir de onların duasını alıp, Rabbinin rızasını kazanamazsa, yazıklar olsun o kula.
    Veli zatlardan birine bir gün, birisi şöyle sorar:
    -Benim anam iyice yaşlandı, ben ona bebek gibi bakıyorum, acaba hakkını ödeyebildim mi?
    Ödeyemezsin, diye cevap verir, o büyük zat. Çünkü sen bebekken ne kadar hastalansan da, annen seni:
    -Ne olur Rabbim, çocuğum ölmesin diye baktı. Annen çok hastalanırsa, sen ise:
    -Yarabbi çok çektirmeden, iyice elden ayaktan düşmeden, emanetini al diye geçirirsin, içinden, demiş.
    Anne babalarımız sağ ise gönüllerini hoş tutalım, onların kalbi çok kırılgandır, sakın ola incitecek şekilde konuşmayalım. Çok yakındır, devran döner sıra bizlere gelir, incinmek istemiyorsak, incitmeyelim.


    Handan Akbaş


    Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın

  2. Bayrak Sevgisi İle İlgili Olay Yazısı Hikaye
  3. Merhamet Konulu Kompozisyon Yazısı
  4. Anne baba sevgisi ile ilgili ayet
  5. Peygamberimizin Anne Baba Sevgisi
  6. Hz. Muhammed (s.a.v.)in Anne Baba Sevgisi
  7. Paylaş Facebook Twitter Google






  8. Sponsorlu Bağlantılar




    Annemi babamı özledim desem şimdi.. Ne değişirki onlara gençliğimde yaşattığım acılar için. Giden gidiyor kimse kırmasın annesini babasını onlardan başka bizleri gerçekten seven yoktur.



  9. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Powered by vBulletin® Version 4.2.5
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
mektup örnekleri